Blog

 

Pasifik Geçişi 1. ve 2. günler / 08.09.2018

 

      23.03,2108 de Bahia De Caraquez’deki marinamızdan ayrıldık. Hedefimiz Isla De La Plata adası. Teknenin altı yürüyemecek kadar pis. Tonozumuzdan çözülünce motora yol verdim ve tekne gitmiyormuş gibi oldu. Rio Chone nehrinin ağızındaki marinamızda teknenin altının pisleneceğini tahmin ediyorduk, ama bu kadar olacağını hiç beklemiyordum açıkçası. Koza 75 beygirlik motoru ile ancak 2,5 mil hızla yol alabiliyor. Daha tekneyi karaya alıp altını yıkatıp, zımpara yapmamızın üzerinden 3 ay bile geçmeden bu kadar kekamoz oluşması bize inanılmaz geliyor.

Bahia’lı pilotomuz Ariosto temiz suya çıkmamız için bize yol gösteriyor. Gerçi chartpilotter’mıza girişte kaydettiğimiz izlerimizi takip ederek, dışarı çıkabilirdik ama garanti olsun diye yine de pilot kullanmayı tercih ettim. Bizden bir hafta önce yola çıkan Black Billy teknesinden Saun ve Lulu kum bankına oturmuşlar onları bir Lancha çekerek kurtarmış. 30 dolar ödenerek pilotu kullanmaktan sanırım daha pahalıya gelmiştir onlara, korku da cabası. Temiz suya ulaşmamız yaklaşık 45 dakika sürdü. Hızımız çok yavaş olduğu için, Ariosto dalıp pervaneyi temizledi. Ben burada suya girmeyi pek istemiyorum. Nehir’in taşıdığı pislikler ile görüş çok zayıf. Ariosto tonozdayken teknenin altını temizlemek istemişti. Nehirde görüş sıfır olduğu için düzgün işçilik olmayacağını düşünerek temizletmek istememiştim. 10 dakika da pervaneyi temizlemiş olduğunu söyleyerek dışarı çıktı. Pilot ücretini ve bahşişini vererek vedalaştık. Bizde teknenin altını düzgünce temizleyeceğimiz Isla De La Plato’ ya doğru motora yol verdik. Pervanenin temizlenmesinin bir miktar faydasını görsek de, tekne motor yelken 5 knot hızla anca gidiyor. Yine buna da şükür diyerek orsa seyri ile yol alamaya devam ettik. İlerleyen saatler de adadaki demir yerine gündüz giremeyeceğimiz belli oldu. Yol toplam 60 mil. Biz 08.30 da yola çıkmıştık, hava karadıktan sonra 19.30 da demir yerine vardık. Allahtan demir yerinin karşısında adada bulunan National park bekçilerinin binası ve ışıkları var da, onu kerteriz alarak demirimizi 10 mt suya bıraktık. Ama içimiz hiç rahat değil. Bulunduğumuz koya bayağı soluğan giriyor ve resiflere çok yakınız. Çevremizde tonoz şamandıraları gördük ama gecenin o saatin de güvenip bağlanamadık. Gece demir nöbeti tutmaya karar verdik. Sabah ola hayrola……

Bol soluganlı ve sallantılı bir gecenin ardından, sabah park görevlileri yanımıza gelip, bize ada turu satmak istediler, almadık. Teknenin altını temizleyelim diye sordular, kaç para dedik, 50 USD deyince kabul ettik. Daha sonra gittiler. Giderken de bize tonoz gösterip bağlanmamıza yardım ettiler. Oldukça sağlam ve büyük bir tonoz, artık rahatız. Kahvaltı sonrası hemen işlere giriştik. Botumuzun altı Bahia ‘ da acayip bir şekilde yosun olmuştu. Onu güverteye alıp iyice temizledik. Nehir de kaldığımız 2 ay içerisinde, hiç çalıştıramadığımız su yapıcımızın bakımını yapıp, çalıştırdık. Bot kuruduktan sonra güvertedeki yerine sıkıca bağlayıp, pasifik geçişine hazırladık. Bahia ‘da suyun kirliliğinden dolayı tekneyi hiç yıkayamamıştık. Temiz denizi bulunca bol bol su çekerek teknenin güvertesini iyice temizledik. Bu arada adayı gezmek için bir sürü tur teknesi geldi. Akşam üzeri canımız çıkmış bir şekilde otururken, sabah ki adamların teknenin altını temizlemek için gelmedikleri aklımıza geldi. Sağa sola bakınırken bekçilerin teknesi bize yanaştı. İçinde başka kişiler vardı. Hemen onlara arkadaşlarınız teknenin altını temizleyeceklerdi, gelmediler dedik. Adamlarda zerre kadar İngilizce yok ve arkadaşlarının söyledikleri şeyden haberdar değiller. Onlar yanımızdan ayrılınca, teknenin altına şöyle bir bakayım diye suya girdim. Suya girince beynimden vurulmuşa döndüm. 3 ay önce altını mis gibi yaptığımız tekne bu olamaz. Her yer kekamoz dolu. Pilotumuz Ariosto pervaneye tam bir alaşehir tımarı yapmış. Pervanenin önyüzü biraz temiz arka yüzü berbat durumda. Hemen spatulayı alıp işe giriştim. Salma hariç sancak tarafı bir buçuk saat çalışarak ancak bitirebildim. Ebru’da bu arada iskele tarafta ki elinin ulaşabildiği yerleri temizlemeye başladı. Adamlardan ümidi kesince, yarın sabah erkenden temizliğimizi kendimiz yaparız dedik. Gün boyu yoğun çalışmanın üzerine bu sualtı temizliği bizi resmen bitirdi. Akşam 19,30 da uyumaya başlamıştık bile.

Sabah erkenden kahvaltı sonrası dalış tüpünü kuşanıp suya girdim. Ebru bir yandan ben bir yandan tüm teknenin altını cillop gibi yaptık. Koza’ mız  pasifik geçişine hazır…….Artık yarın sabah erkenden yola çıkabiliriz. Öğleden sonrasını birkaç ufak tefek iş yapıp, adanın yemyeşil güzel doğasını seyretmek ile geçirdik. Bu adaya fakirlerin Galapagos’ u lakabını takmışlar. Galapagos adalarındaki kaplumbağa ve deniz iguanaları hariç tüm hayvanlar burada da varmış. Gece sakin suda inanılmaz yakamozlar vardı. Demir nöbeti tuttuğumuz gece, çok sayıda olan kaplumbağaların ve balıkların yakamozlarla dansı muhteşemdi. Böyle gecelerde denizde ve buralarda olmak tüm yorgunluklara değer……

PASİFİK GEÇİŞİ
1.GÜN: 26.03.2018

Konumumuz : 01*15’325S / 081*04’745W

     26.03.2018 sabah 07.00 de uyandık. Kahve içip ada ile vedalaşmanın ardından 07.30 da motoru çalıştırarak tonozumuzdan ayrıldık. Adanın kuytusundan çıkmadan sakin suda ana yelkenimizi bastık. Rüzgar yine çok az. Hala doldrumlar bölgesinden çıkmış değiliz. Rüzgar çok az ya da hiç esmeye bilir. Bizden bir hafta önce yola çıkan Black Billy teknesinde ki  Avustralyalı arkadaşlarımız, 2 gün süre ile motor çalıştırmışlar. Adadan 3 mil açıldıktan sonra, cenovayı açarak motoru kapatıyoruz. İskele taraftan gelen apaz rüzgarı ile cenova ve anayelken tekne 5knot hızla gidiyor. Ve bu bize yeter. Bu arada 7 tane pilot balina sancak tarafımızdan geçerek, pasifik yolunda bize iyi yolculuklar dilediler.

     Rüzgarsız alanların, önümüzdeki 5 ila 7 gün arasında bizi etkiliyebileceğini biliyoruz. O yüzden her rüzgara razıyız. 5 knot iyi sürat. Aradan bir saat geçmeden, rüzgarın hızı biraz daha azalınca cenovayı kapatıp Code Zero yelkenimizi basıyoruz. Artık hızımız 6 – 6.5 knotlarda . Bu bizim için resmen tombala. Saat şuan 11.30 . Biz hala 6knot hızla, 1mt dalgalı denizde hafif rüzgar ile süzülerek yol alıyoruz. Ebru havuzlukta uyukluyor. Code Zero yapraklansa da ben hala sabırla rota oynamaları yaparak yelkenle gitmeye çalışıyorum.

     Ekvator anakarası yola çıktığımız ikinci saatte gözden kayboldu. Ayrıldığımız Isla De La Plate adası ise 15 mil sonra gözden kayboldu. Artık Markizler’in Fatu Hiva adasına varıncaya kadar herhangi bir kara parçası görmeyeceğiz. 500 mil kadar önümüz de Galapagoa adalar grubu var. Ama onlarında 100 mil açığından geçmeyi planlıyoruz. Muhtemelen onları da görmeden geçip gidebiliriz.

     Saat 12.30 da rüzgar iyice kaldı. Hızımız 3-3.5knot arasında gidip geliyor. 20 derece sancak yaptım. Hala sabırla motoru çalıştırmıyorum. İlk günden mazotumuzu harcayamam. İnşallah rüzgar biraz artarda hızımız normale döner. Bu rota da devam edersek, tam Galapagosların üzerine düşüyoruz.

     Ve 13.00 de 2knot altına düştük. Hem hızlı gidemeyip hemde rotadan bu kadar çıkınca dayanamayıp motoru çalıştırdık. Şuan anayelken, motor 2200 devirde hızımız 6knot. Deniz çok sakin. Etrafımızda Booby kuşları bizimle beraber hareket ediyorlar. Yavaş yavaş denizin serçeleri olan uçan balıkları görmeye başladık. Ama çok küçükler ve azlar.

     Saat 15.00 de biraz rüzgar yakalayınca motoru kapattık. Rüzgar göstergemiz Panama’dan beri bozuk olduğu için, rüzgar hızı ve yönünü ancak tahmin edebiliyoruz. Direk tepesindeki parçanın içinde ki  elektronik kartı, arkadaşımız Onur Fersah Türkiye’den bizi ziyarete geldiğinde getirdi. Kartın yenisini taktığımız halde yine de çalışmadı. Ekvator da yaptıracak servis olmadığı için, eskiden rüzgar göstergesi mi varmış diyerek mecburen yola çıktık. Servis bulduğumuz ilk yere kadar artık böyle seyir yapacağız. En uzun etapımızda başımıza böyle bir arızanın gelmesi hiç iyi olmadı esasında. Bahia ‘dan çıkmadan bir gece önce de invertörümüz bozuldu. Tamirci çağırıp yaptırtmayı denedik ama invertörün içinde bulunan devrelerin bazıları yanmış ve adamın elinde yedek parça olmadığı için tamirini yapamadı. Ve o da başka bir bahara kaldı artık….. 

     Ne diyordum, motoru kapattık. Cenovayı açtık. Şuan full arma gidiyoruz. Hızımız 5-5.5knot arasında gidip geliyor. İnşallah hep böyle devam eder. Rüzgar tahminen 10-12knot aralığında esiyordur. Tekneye güneybatıdan 40 derece açı ile geliyor. Biz full arma batıya doğru yol alıyoruz.

     Gece boyu kah motor kah yelken yola devam ettik. Gece üç balıkçı teknesi ve bir gemi gördük. Gemi arkamızdan gelip sancağımızdan Galapagoslara doğru bizi geçti. Ebru’nun nöbetinde bu olay gerçekleşti. Ebru çok yakın geçeceğini(0.5 mil) AIS ekranında görünce gazı azaltmış ve ben anında kalktım. Sonuçta gemi bizi 1.5mil mesafeden geçti. Bu rotada balıkçıların olabileceğini tahmin ediyorduk ama gemiyi pek beklemiyorduk. Gece boyu rüzgar bizimle köşe kapmaca oynadı. Hızımız 3 knot altına düşünceye kadar motora çalıştırmamak için direndik.  Ama her zaman rüzgar galip geldi. Ve biz motor çalıştırmak zorunda kaldık. Son 24 saatin 10 saatini motorla gitmişiz. Rüzgarı bulmamız lazım artık. Bu şekilde motor çalıştırarak seyrimizi sürdüremeyiz.

     Şuan saat 07.20, rüzgar yok denebilecek kadar az. Anayelken, trinket, CodeZero full açık. Ancak 5.5knot hız yapıyoruz. Ve buna da çok şükrediyoruz. Rüzgarı apazdan alıyoruz, açısı çok güzel ama gücü yetersiz.

     Son yirmidört saatte 132 mil yol almışız.

 

2. GÜN: 27.03.2018

Konumumuz : 01*29’960S / 083*16’290W

      2.güne rüzgarsız ve az dalga ile başladık. Geziyor olsak çokta keyif alabileceğimiz bir ortam var ama önümüzde daha binlerce mil yol var. Biran önce ticaret rüzgarlarını bulmamız gerekiyor. Elimizdeki hava tahmin raporları Galapagosların altında ve üstünde çok büyük rüzgarsız alanlar gösteriyor. Yani bulunduğumuz yerden daha berbat durumda rüzgar oralarda. Ama elimizdeki hava tahmin raporlarında Galapagosların 100 mil kadar güneybatısında, bir koridor gibi rüzgarlı alan görüyoruz. Bizde rotamızı o tarafa doğru çevirdik. Bugün günlerden Salı, Perşembe günü hava tahminlerinin kullanım süresi bitiyor. Bizde uydu telefonu aracılığı ile arkadaşımız Mahir Günşıray’ı arayarak, önümüzdeki haftanın hava tahmin raporunu alacağız. O birkaç siteyi tarayarak bizim için rota önerisi verecek, aynı zaman da rotamız üzerinde ki rüzgar tahminlerini bize bildirecek. Eğer bu desteği alamıyor olsak, işimiz çok zor olurdu. Daha yola yeni başladığımız için rüzgarsız alanlara girersek, motorda çalıştıramayız. O yüzden bölgede kısılıp kalabiliriz. Şuan rahat motor çalıştırıyoruz. Zira buraların rüzgarsız olacağını yola çıkarken kabullenmiştik. Ama Galapagos sonrası hızlı bir şekilde ticaret rüzgarlarını bulmamız gerkiyor.

     Rüzgar biraz arttığında tekne hemen kendine gelip 6-6.5knot süratlere çıkıyor. Cod Zero yelkenimizin çok büyük faydasını görüyoruz. Özellikle hafif hava apaz rüzgarında müthiş iş yapıyor. Yola çıkarken UK Sails şirketine bir takım yeni yelken yaptırmıştım(çok iyi de yapmışım). Dayanıklı olması için oldukça kalın materyaller kullanmıştık. Bu dayanıklılıkta bize ağırlık olarak geri döndü tabii ki. Cenovamız hava az olursa yerinden bile kalkmıyor. İşte böyle durumlarda Code Zero yelkenimiz ilaç gibi geliyor bize. Yani anlayacağınız adı ne olursa olsun, eğer böyle bir yola çıkıyorsanız hafif esen rüzgarda kullanabileceğiz, ince kumaşdan imal edilmiş dayanıklı yelkenler ihtiyacınız var.

     Açık denizde hava durumu alabiliyor olmak çok büyük lüksmüş. Sağolsun Mahir bize her durumda yardımcı oluyor. Ama keşke iridyumuydu telefonu yerine iridyum Go almış olsaydık. Bu şekilde elimizdeki akıllı telefon ile koordine ederek çok rahat hava tahmin sitelerini kendimiz kontrol edebilirdik. Hem de arkadaşımıza yük olmamış olurduk. Tamam kabul ediyorum çok pahalı bir sistem ama çokta işe yarayan bir şey.

     Sabah 08.30 da pasifikte oltayı ilk defa suya saldım. Rastgele diyelim …….   Saat 12.00 gibi oltadan beklenen ses geldi (cırrrrrrrr ). Hemen makinenin başına geçtim. Ve koca bir kılıç balığı havalara sıçramaya başladı. Bu arada makinede ki ipi de deli gibi çekiyor. Yaklaşık 1000mt ip iyice azalmaya başlayınca, bende makinenin frenini sıkmaya başladım. Ve malum ses çattt …….. İple birlikte tüm takım ve havaya uçmaya meraklı kılıcımız maviliklerde yolculuğa başladı. Demek ki bu kadar büyük balık kısmetimizde yokmuş. Hemen yedek takımların başına geçip ilave 200mt ip buldum. Ve eksilen ipi tamamladım. Bu arada bu ip Dynema oldukça sağlam bir şey. Nasıl koptu anlayamadım. Daha sonra şöyle yakışıklı kırmızılı, sarılı  bir ahtapot sahtesini yeni kısmetler için suya saldım. Saat 16.00 oldu, hala tık yok.

     Öğleden sonra rüzgar biraz arttı. Code Zero yelkenimiz yırtmaktan korktuğumuz için hemen toplayıp, onun yerine Cenova yelkenimiz bastık. Son üç saattir cenovamız ile 6.5-7knot hız yapıyoruz. Dalga yok denecek kadar az. Hızımız mükemmel. Motor çalışmıyor. Allahtan daha ne isteriz ki.

     Pasifik’i geçen herkes buraları özlemle anlatıyor. Eğer bu seyir sonuna kadar böyle devam ediyorsa, bizimle kendisinden çok iyi bahsedeceğimizi bilsin isterim. Bu yazdıklarımı görsün de önümüzde ki günler hep iyi yönünü bize göstersin inşallah.

     Saat 17.30 da oltayı boş bir şekilde topladım. Akşam için yemeğimizi hazırlamaya başladık. Bugün yemekte peynirli domatesli tost var. Gece 20.00 de ben uyumaya gidiyorum. Nöbet Ebru’da. Bizim nöbet sistemimizin saatleri tam olarak belli değil. Ben genellikle erken uyuyorum. Uykum bitince kendiliğimden kalkıyorum. Saat 01.00-02.00 gibi uyanıyorum. Nöbeti devir alıp, Ebru’yu uykuya yolluyorum. O da aynı şekilde uykusu bitince kendiliğinden kalkıyor. Biz aralıksız 5-6 saat uyuduğumuzda bu uyku bize yetiyor. Hava aydınlandıktan sonra uyumak isteyen tekrar uyuyor. Bu şekilde kendimizi oldukça zinde hissediyoruz. Gece extra bir durum olursa birbirimiz uyandırmayı ihmal etmiyoruz. Ayrıca her ikimiz de nöbet boyunca, can yeleklerimizi ve emniyet kemerlerimizi mutlaka takıyoruz. Çok çok çok zorunda olmazsak havuzluktan dışarı kesinlikle çıkmıyoruz. Yelkenlerle işimizi hava kararmadan önce bitirip, geceye hazırlanıyoruz. Her akşam üzeri genellikle yelkenleri küçültüp, tekneyi olumsuz şartlara hazırlıyoruz. Geceleyin Gennaker ve Code Zero yelkenimizi kullanmıyoruz. Bu koyduğumuz kurallar sebebiyeti ile belki biraz sürat kaybediyoruz ama emniyetli bir seyir için bunların gerektiğini düşünüyoruz. Biz hiçbir yere yetişmiyoruz, hiçbir acelemiz yok. En önemli şey, varmak istediğimiz yere güvenli bir şekilde gitmek.

     Gece 01.00 de nöbeti devir alırken, her şeyin normal olduğunu Ebru’dan öğreniyorum. Benim nöbetimde de extra hiçbir şey olmuyor. Bu gece Cenova ve anayelken seyir yaptık. Sabah hava aydınlanırken denizler biraz karışmaya başladı. Bugün rüzgarın apazdan geniş apaza dönmesini bekliyoruz. Sanırım hava değişiminin ilk habercileri, dalga hareketlerindeki bu değişiklikler. Hava bulutsuz ve açık. Rüzgarın 8-10knot aralığında olduğunu düşünüyorum. 6knot hızla batıya doğru ilerliyoruz.

Son 24 saatte 149mil yol kat etmişiz.

 

 

Ekvator ve Bahia De Caraquez şehri

Pasifik Geçişi 3. ve 4. günler