Blog

 

Pasifik Geçişi 11. ve 12. günler / 12.09.2018

 

 

 

11. GÜN : 05.04.2018

Konumumuz : 06*40’596 S / 103*51’707 W

 

     Gece hiç rahat geçmedi. Çok sert yalpaya düşüp durduk. İnşallah kısa zamanda deniz normale döner. Dalgalar büyük olsun ama bir düzende gelsin. Böyle karma karışık olduğunda insan ne yapacağını şaşırıyor. Sadece biz mi, Koza’nın başı bir tarafa giderken kıçı başka tarafa gidiyor.

     Şuan saat 10.30, en fazla 5-6 knot hava var. Ve hızımız 4.5-5 knot arası. Deniz çok sıkıntılı. Kazanda çorba gibiyiz, karışıp duruyoruz. Ebru uyumaya gitti. Bu havada uyuyabilirse en güzelini yapmış olur.

     Saat 15.00 gibi rüzgar biraz kıça kaydı. Bizde Code Zero yelkenimizi baş ambara kaldırıp, Cenova gönderini iskele tarafa bastık. Daha sonra Cenova’mızı anayelkenin karşısın 3 tur sarılı bir şekilde açtık. Rüzgarın yönü ve hızı oldukça değişken. Bu da bana ticaret rüzgarlarının çok oturmadığını söylüyor. Gerçi şimdiye kadar okuduğum kitaplarda herkes ilk 1000 milin çok değişken havalarda geçtiğini söylüyordu. Biz şuana kadar 1500 mil yol yaptık. 500 mil geriden çıktığımızı düşünürsek, aslında hemen herkesin sorunlar yaşadığı 1000 mili bizde yeni geçmiş oluyoruz. Dolayısıyla belki de buradan sonra rüzgar biraz daha düzene girecektir. İnşallah da öyle olur. Yelkenleri aç kapa, kontra değiştir, gönderi indir yeniden bas, hafif hava yelkeni derken gün içerisinde sürekli bir uğraş var. Kan ter içinde kalıyoruz. Deniz şimdi biraz duruldu, dalga boyu düştü ve karışık denizler sakinlemeye başladı. Rüzgar 12-15 knot civarlarında tekneye 140 derece açı ile geliyor. Hızımız 6-6.5 knot aralığında dolaşıyor. Hava çok bulutlu, güneş neredeyse hiç görünmüyor. Güneş panellerimiz hiç elektrik üretmiyor. O yüzden jeneratörümüzü çalıştırdık. Ampermetreden anlık harcamamızı takip ediyorum. Buzdolapları (iki tane) ve elektronikler saatte yaklaşık 4-5 amper çekiyor. Yani günlük 100-120 amper tüketimimiz var. Güneş olduğu zaman bir gün motor yada jeneratör çalıştırmayıp diğer gün çalıştırıyoruz. Yani bir gün boş bir gün dolu yapıyoruz. Ama güneş olmazsa mutlaka aküleri her gün beslemek şart. 2-3 gün çalıştırmasak idare etmez mi? Akü bankımız (100 amper/9 adet) çok olduğu için idare eder ama ben her ihtimale karşı yine de çalıştırıyorum. Zira bu yolda enerjisiz kalmak çok kötü olurdu sanırım. Bir şey değil, varmayı hedeflediğimiz yerde de doğru düzgün tamir olanakları yok. Sanırım en yakın tamir olanağı olan ada Tahiti’dir, o da Markizler’e yaklaşık 1000 mil uzaklıkta.

     Fakat şimdiki tecrübem olsa, rüzgar jeneratörü alacağıma Hydro jeneratörleri araştırırdım. Eğer verimleri iyiyse tekneye ondan bir tane takmak, uzun yol için çok iyi bir yatırım olurdu. Zira 5-7 knot hızla döndürme olanağın var. Ama enerji üretimleri ve sesi nasıldır hiçbir fikrim yok. Bu saatten sonra da zaten takmaya gerek yok. Bu arada şunuda söyleyeyim uzun yolcu teknelerde de pek fazla gördüğümü de söyleyemem. Kullanan iki kişi ile görüştüğümde, çok iyi verim aldıklarını anlattılar. Kısaca araştırmaya değer.

      Pasifik geçişi yapacak olan teknelerin, Galapagos’dan sonraki 1000 mil için çok iyi araştırıp kendine  bir strateji geliştirmesi gerektiğini düşünüyorum. Zira düzensiz dalga ve rüzgar rejimi hem tekneyi hem sizi yoruyor. Bunun için çareler düşünülmeli, çok okuyup çok fazla hava tahmin raporları incelenmeli. Benim bugün ki tecrübelerim ile tavsiyem, olabilecek en hızlı bir şekilde 6 derece güney enleminin altına inilmeli. Bunun için Galapagos'lara uğranmayıp Ekvator anakarasının Guayagil şehri başlangıç noktası olarak seçilebilir. Eğer sert rüzgarları seviyorsanız, daha da alt enlemlere inebilirsiniz. Biz bu enlemlere gelene kadar sürekli apaz rüzgarı aldık. Habire kendimiz ne diye kıç rüzgarı almıyoruz diye sorup durduk. İnşallah bundan sonra rüzgarlar kıça dönerde rahat ederiz. 9-10 derece güney enlemlerinde sert rüzgarlar olduğunu biliyoruz. Oraya gitmek istemiyoruz. Biz 6-7 derece güney enlemlerinde kalmaya çalışırken rüzgarın tekneye geliş açısı sebebiyeti ile sert yalpalara düşüp yelkenler zarar veriyoruz.

     Aradan bir saat zaman geçmeden rüzgar yine değişti. Cenova’yı gönderden çıkardık. Ve sancak tarafa yarım bastık. Ama yine rüzgar az olduğu için patlamaya başladı. Hızımız 4.5-5.5 knot arasında gidip geliyor.

     Saat (Ekvator saati ile) 20.00, hava hala aydınlık. Saat dilimi değişti ama biz her zaman varacağımız yere kadar çıktığımız ülkenin saat dilimini kullanmaya devam ediyoruz. Hedefimize vardığımızda artık oranın saat dilimini kullanmaya başlıyoruz.

     Gece 02.00 de nöbete kalkınca, rüzgarın biraz canlandığını gördüm. Cenova’yı bir miktar açınca hızımız 5.5-6 knot civarına çıktı. Hava aydınlanana kadar bu şekilde devam etti.

Son 24saatte 140 mil yol almışız.

 

12. GÜN : 06.04.2018

Konumumuz : 06*41’941 S / 106*10’019 W

     Bu sabah rüzgar oldukça güzel esiyor. 15-18 knot civarlarında ki rüzgar ile geniş apaz seyri yapıyoruz. Anayelken full açık, Cenova üç tur camadanlı olarak anayelkenin ters tarafına gönder ile basılı. Hızımız 6.2-6.8 knot arasında değişiyor. Dalga boyu 1.5-2 mt civarında. Arada bir büyük dalga geliyor , teknenin kıçını şöyle bir savurup yoluna devam ediyor. Zaman zaman rüzgar apaza dönüp Cenova’yı tersletmese çok iyi olacak ama buna da şükür deyip pek şikayet etmemeye çalışıyoruz. Teknenin hızı iyi olduğu zaman bizim de neşemiz yerine geliyor. Yelkenler patlayıp rüzgarın önünde sürünmeye başlayınca insanın sinirleri bozuluyor. Artık yolumuzun yarısına yaklaşıyoruz. Yarın sabah sanırım 1750 mili geçmiş oluruz. Önümüzde bugün hariç 11-12 gün kaldığını tahmin ediyoruz. Az bir zaman yok ama teknenin durumu iyi olduğu sürece geçmeyecek zaman da değil.

     Bizden evvel Gambier adası (3400 mil) yola çıkan arkadaşlarımız Black Billy teknesinden Saun ve Lulu bu yolu 24 günde almışlar. Gambier adasına yaklaşmadan balıkta tutamamışlar oldukça şikayetçilerdi. Bizde henüz balık tutamadık. Arada bir oltayı denize salıyorum ama akşama kadar bir şey gelmeyince sonraki günler bir daha atmıyorum. Sanırım balıklar da karalara yakın olmayı seviyorlar. Açık denizlerde pek gezinmiyorlar.

     Saat 19.15 , rüzgar hızında hala bir değişiklik yok, ki bu iyi bir şey. Fakat yönü arada bir tekneye apaz yada geniş apazdan geliyor. Apazdan gelince Cenova’yı hemen anayelkenle aynı tarafa alıyoruz. Rüzgar geniş apaza dönünce eğer Cenova çalışmıyorsa gönderle hemen ters tarafa basarak hızımız düşürmemeye çalışıyoruz.

     Şuanda Cenova 3.camadanda anayelken full seyir yapıyoruz. Rüzgarımız apazdan geliyor. Hızımız 6.5-7 knot aralığında dalga boyu biraz yükselerek 2 metrenin üzerine çıktı. O arada bir gelen babişkolar ise iyice büyüdüler, bordadan tekneye bir çarpıyor resmen yanlıyoruz. Hava hafif bulutlu, güneş aradabir bulutların arasında kayboluyor sonra hemen kendini yine gösteriyor. Yemeğimizi yedik. Bugün menümüzde domatesli ve biberli makarna vardı. Üzerine peynir rendeleyince şahane olmuştu. Uzun zamandır makarna yememiştik, özlemişiz vallahi.

     Yoğurdumuz bitmişti. Deniz dalgalı olmasına rağmen tekrar mayalayalım dedik, bu dalgada olur mu olmaz mı diye çok merak ediyorduk. Sonuç mükemmel. Biraz sulu olmuş ama üzerinden kaşıkla suyu alınca, kaskatı süzme yoğurt gibi ortaya çıktı. Yoğurdu hem de UHT sütle yapıyoruz. Tarifi merak edenler Ebru’ya başvursun, onun bazı sırları var bu konuda.

     Yatmadan evvel bir saat jeneratör çalıştıralım deyip marşa bastım. Aradan üç dakika geçmeden egzost ve yağ lambasının ışığı kırmızı yanarak stop etti kendiliğinden. Bir daha denedim bu sefer sadece egzost ışığı yandı yine stop etti. Sanırım soğutma suyunda bir problem var. İmpeller parçalanmış olabilir. Su atıp atmadığını gece gece kontrolde edemiyorum, gündüz ola hayrola deyip nöbeti Ebru’ya bırakıp yatmaya gittim. Tabii ki de uyuyamıyorum. Tüm felaket senaryoları bir bir gözümün önüne geliyor. Bir türlü aklımdan bunları silip atamıyorum. Planlar yaparken geçte olsa uyuya kalmışım. Gece 02.00 de nöbeti devir aldım, Ebru uyumaya gitti. Fakat gözlerimi açık tutamıyorum resmen. Sürekli başım düşüyor. Rüzgara çıkıyorum fayda etmiyor. Bu şekilde iki buçuk saat geçmiş. Bir baktım Ebru kalkmış geldi nöbeti devir almaya. Sevgili karım süründüğümü görüp 2.5 saat uyku ile gelip görevi devir aldı. Vallahi bende bitik durumda olduğum için pek de ret etmeden hemen gidip yattım. Sabah 08.00 de uyandım. 12 günün yorgunluğu etkilemeye başladı sanırım. Aslında bütün gün oturuyoruz gibi ama az uyumak, sürekli yelkenlerle uğraşmak ve her ne kadar oturuyor da olsak  oturmak için bile sürekli kasılı bir vaziyette durmak, birike birike insanı zaman içinde oldukça yoruyor. Şöyle deliksiz bir uykuya ihtiyacımız var artık. Markizler’e varınca diyeceğim ama orada da pek rahat edeceğimizi tahmin etmiyorum. Soluganlı ve derinliği çok fazla olan bir koya gidiyoruz. Rahat etmek için güvenli bir marina pontonuna ihtiyacımız var. Ne yazik ki o da Markizler de yok. Bulacağız bir çaresini hele bir varalım da……

Son 24saatte 156 mil yol almışız.

 

Pasifik Geçişi 9.ve 10. günler

Pasifik Geçişi 13. ve 14. günler