Blog

 

Pasifik Geçişi 23. ve 24. gün varış / 26.12.2018

 

23. GÜN : 17.04.2018

     Hava açık. Güneş yüzünü gösteriyor. Rüzgarımız 10 knot seviyelerinde. Yelkenlerimiz full açık. Gönderli Cenova ile ayıbacağı seyri yapıyoruz. Hızımız 5.5 -6 knot arası gidip geliyor. Saat 10:30 itibari ile Fatu Hiva adasına 240 mil yolumuz kaldı. Sanırım yarın hava kararmadan yetişemeyeceğiz. Eğer çok ekstrem bir rüzgar çıkmaz ise 30-40 mil ile karanlığa kalacağız. Bakalım bunu da göreceğiz. Denizde hiçbir şeyi kesin konuşmamak lazım. Az sonra şahane bir rüzgar başlar, saatte 8.5 -9 knot süratleri yakalarız ve hava kararmadan hedefe varırız.

     Bugün ve yarın olta atmayacağız artık. Dün yakaladığımız balık bütün dolabı doldurdu. Bu kadar balığı nasıl bitiririz diye kara kara düşünmeye başladık şimdiden. Lezzetini çok merak ediyorum. Orta ve güney Amerika’da adına Cviche dedikleri çiğ balık çok meşhur. Birçok değişik çiğ sebzeler katarak limonda pişmiş balığı servis ediyorlar. Sadece Cviche satan restaurantlar var. Birkaç yerde bizde yedik ve sevmiştik. Şimdi kendimizde deneyelim bakalım. Cviche beyaz etli balıktan yapılıyor. Restaurantlar da olanların köpek balığı etinden olduğu çoğunlukla söyleniyor ama yine de bilemem. Bizim ki halis muhlis Wahoo balığından olacak, isterseniz akşam yemeğine buyrun.

     Akşamüzeri oldu sabah yazdığım rüzgarı hala bekliyoruz, gelmedi gelemedi…. Hızımız artacağına düşüyor. Ama umurumda bile değil artık. Nasılsa geceyi demirde geçiremeyeceğimiz garantilendi. Şimdi yavaşlamasak yarın gündüz ben yelkenleri küçülterek yavaşlatacağım tekneyi. O yüzden önemli değil. Rüzgar 7 -8 knot seviyelerinde. Hızımız 5 – 6 knot aralığında tıngır mıngır gidiyoruz. Arada bir patlıyoruz çatlıyoruz ama gidiyoruz. Nadir olarak delirip 8 knot hızlara çıkıyoruz sonra tekrar 5-6 knot.

     Hydrovane rüzgar dümenini arada sırada deniyorum, aleti bir türlü ıslah edemiyorum. Tüm ayarlarını yapıyorum, tekneyi teslim ediyorum. 15 -20 dakika her şey mükemmel, tekne tam rotasında.21. dakika da tekne kaçıyor ve kavança geliyor. Allahtan sevgili Atilla Serdar Erdoğan’ın yaptığı kavança freni(boom break) var da kavança yemeden topluyoruz durumu. Deneyimlerimden çıkardığım sonuç, bu Hydrovane’nin dümen palası zor şartlarda, benim tekneyi(15 metre 16 ton ve long keel) yönlendirmek için yeterli gelmiyor. Dümen palası alanının büyütülmesi gerekir bana göre. Özellikle büyük dalgalarda kaçırıyor ve bir daha toparlayamıyor. Bu yüzden hiçbir zaman rüzgar dümeni kullanımlarım denemelerden ileriye gidemiyor. Tekneyi hiçbir zaman ona teslim edemiyorum. Bana göre Koza ebatlarında ki bir tekne için ölü yatırım. İkinci el, yakışıklı sahibinden, rüzgar dümeni arayan varsa haberim olsun. Yoksa everecem kendini. Her ne kadar kendini kötülesem de varlığı bize güven veriyor bu arada. Hem otopilot olarak hem de yedek dümen palası olarak. Ama bugün bu tecrübelerimle yola rüzgar dümeni alarak çıkmazdım. İkinci bir otopilotu tekneye monte ederek çıkmayı tercih ederdim. İkisi de faal durumda olurdu. Dinlendire dinlendire çalıştırırdım. Benim gariban otopilot, 23 gündür durmadan çalışıyor. Canavar gibi maşallah. Tek önemli olan yemini(elektrik) ihmal etmeyeceksin. Çok seviyorum kendisini ve alnından öpüyorum. Allah devrelerine ve motoruna zeval vermesin. Aminnnnn…..Laughing

     Güneş iyice alçaldı. Rüzgar iyice düştü. Hızını bilmiyorum ama bizim hızım 3.5 – 4 knot civarı. Patlaya çatlaya gidiyoruz. Bu şekilde gidersek öbür gün sabah ancak varırmışız. Biz de yarın akşamüzeri varacağız diyormuşuz, hayal kuruyormuşuz.

     Gece yine rüzgarsız ve çok sakin geçti. Yapraklandığı için cenovayı kapattım. Sadece anayelken ile yola devam ettik. Hızımızda pek değişiklik olmadı. Hala 3.5 – 4 knot aralığında gidiyoruz.

     Son 24 saatte 123 mil yol almışız. Yola çıktığımızdan beri Atlantik dahil en yavaş olma rekorumuzu kırmış bulunuyoruz.

 

24. GÜN : 18.04.2018 VARIŞ

     Şuan da Fatu Hiva’ya 125 mil yolumuz kaldı. Rüzgar yine yeterli değil ama son üç güne göre fena sayılmaz. Gece kapattığımız cenovayı açmış olsam sanırım 5.5 – 6 mil süratle rahatlıkla gidebiliriz. Şuan anayelken ile 4.5 – 5 mil sürat yapıyoruz. Rüzgar 10 knot dolaylarında. Dalga çok az hava güneşli. Dün hiç olta atmamıştım. Bugün olta yine suda. Balığa ihtiyacımız yok ama eğer tutarsak adalılara hediye ederiz diye denemeye karar verdik.

     Her zaman gündüz full arma seyir yapardık. Akşamüstü de geceye hazırlık yaparak yelkenlerimizi küçültürdük. Bugün ise tersini yapacağız. Şuan sadece anayelken ile seyir yapıyoruz. Yavaş gitmek için. Kalan mesafeye göre gece cenovayı açacağız.

     Yirmidört gün bize bayağı uzun geldi. Bazı kişiler uzun seyirlerden keyif alıyorlar. Ama anladık ki bize göre değilmiş. 5 – 10 günlük seyirler iyi, arada durup dinleniyor ve enerjini toplayıp yola devam ediyorsun.

     Markizler’den Avustralya’ya kadar yaklaşık 4000 mil yol var. Ama en uzun tek geçiş New Kaledonya –Avustralya arası. O da 800 mil yani 6 – 7 gün kadar. Bu 6-7 gün haricindeki tüm seyirler maksimum 4 – 5 günlük. Arada duraklar ve keyifler var anlayacağınız. Tır şoförlüğü bitip güzel zamanlar başlıyor. Güzel şeyler ulaşmak kolay değildir de mi ama?

     Buralar çok sessiz. Hiç tekne, balıkçı görmüyoruz. Bakalım kaç mil kala balıkçıları göreceğiz? Ekvator olsa şimdi onlarca balıkçı olurdu, kıyıya bu kadar yakın alanlarda.

     Gece çok sakin geçti. Hava aydınlanırken adayı 10 milde görmeye başladık. Aslında aydınlıkta gelmiş olsaydık, adayı çok daha uzaklardan görebilirdik. Zira çok dağlık bir ada. Müthiş güzel çiçek kokuları geliyor. İnsan koku özler mi? Onu bile özledik. Toprak ve çiçek kokusu bu kadar mı güzel olurmuş. Şehre gelen köylü gibi ilgi ve hayranlıkla etrafı izliyoruz. Ve yunuslar geliyor, bize hoş geldiniz demek için. Isla De La Plata’dan çıkarken balinalar bize güle güle demişlerdi, şimdi de yunuslar hoş geldiniz diyorlar.

Adanın yamaçları ve dağları oldukça dik, her taraf yemyeşil. Çok güzel görünüyor. Demir atılabilecek ilk koyda sadece bir tekne var, birkaç yapı görünüyor. Bu koyda demirlemeyip, adanın ana limanı olan koya devam ediyoruz. AIS’miz ilk başta koyda 1 tekne gösteriyor sonra 3 tekne oluyor. Koya girdiğimizde gözümüzle 16 tekne sayıyoruz. Biz 17.. bu koy için çok fazla. Aslında küçük bir koy, sular çok derin. Herkes 70-80 metre zincir atmıştır diye düşünüyoruz. Biz de yavaş yavaş teknelerin arasına girip yer bakıyoruz kendimize. Herkes selam veriyor, içimizde varmanın mutluluğuyla 22 metre suya demirimizi bırakıyoruz. Ama pek iyi bir yer değil. Arkamızda ki teknenin sahibi çıkıp 100 metre zincir döşediğini söylüyor. Ve demiri toparlayıp başka bir yere gidiyoruz. Yeni yerde derinlik 30 metre, 90 metre zincir döşüyoruz. Yani zincirlikte 2 – 3 metre zincir kalıyor. Tuttuğumuzdan emin olduktan sonra buralara varabilmenin mutluluğuyla çektiğimiz tüm yorgunluğu unutup, kahvelerimizi yudumlarken şapşal şapşal etrafa bakınınıyoruz.

      Son gün 151 mil yol kat etmişiz. Demirlememiz saat 11:00’i buldu ama yolda yavaşladığımız için birkaç saati yolculuk süremize ilave etmiyorum. Toplam da 3600 mil yolu 24 günde tamamlamış oluyoruz.

     Hepimize geçmiş olsun…………..

 

Pasifik Geçişi 21. ve 22. günler

Fatu Hİva