Blog

 

İthaca - Lefkas / 27.07.2016

 

İthaca adasının şirin Kioni köyünde toplamda 5 gün kaldık. Beş günün son iki gününü dışarıda hava biraz sert olacağı için kalmıştık ama hiç pişman olduğumuz söylenemez zira burası hepimizin çok hoşuna gitti.

Kioniden sabah 9.00 gibi 12 mil mesafedeki  Meganisi adasına gitmek üzere yola çıktık. Bu yörelerin klasiği olan sabah sıfır rüzgar ile yol alıyoruz. Oltamızı bir hevesle atıp havamızı aldık :( . Göz açıp kapayıncaya kadar ilk koyumuz Atheni limanına geldik.Bu koy da oldukça derin fakat bir fark var o da şu.  Burası aslında iki ayrı koy gibi zira tam ortadan hani Marmaris Orhaniyede Kızkumu vardır ya onun benzeri bir dil hemen hemen koyun ortalarına kadar uzanıp tekneyle tam üstüne dokuz oturak oturmalık bir hal almış durumda. Gerçi biz girerken en ucunda kırmızı bir bayrak dalgalanıyordu ama bu bayrağın her zaman orada olacağı pek garanti değil. Zira bir sopa ile oraya saplanmış. Buralara gelirde girerseniz dikkatli olun. Biz girişe göre İskele (sol) taraftaki bölümü tercih edelim diyoruz. Burada da küçük bir beton iskele ve balıkçı barınağı var. Boş bulduğumuz yere hemen kıçtan kara yapıyoruz. Sahilde bir tane bar ve küçük bir market var. Çevrede başka hiçbir şey yok. En yakın alışveriş yeri 1 km ileride diye bir de tabela var.

Sessiz limanımızı incelerken elektirik kutusunu görüyoruz. Hiç umudum yok ama fişi takıyoruz ve BİNGOOO :) :) . Bedava elektiriğimiz var. Suyun da bardan 5 euro karşılığı alındığını öğrenince hemen başlıyoruz çamaşır yıkamaya. Toplam 6 makina çamaşır yıkadık ve hepimiz mevcut suyumuz ile şahane duşumuzu aldık.

Bizim üç silahşörler (Ebru,Nihal,Armando) kıyıdaki market tabelasını görmeyip biz alışverişe gideceğiz deyip yola düzülmelerinin üstünden beş dakika geçmemişti ki üç silahşörler iki silahşöre dönüşüverdi. Armando yokuştan şikayet ede ede geri döndü.

Bu arada ben püfür püfür esen rüzgarda kahvemi alıp keyfimi yapıyorum tabi. Aslında arada çamaşır asıp topluyorum ama onu size söylemeyip keyif diyorum :) .

Dişi kuşlar (pek serçe değiller canım) yorgun argın elleri kolları dolu nefes nefese geri döndüler. Akşam üzeri buraların klasiği olduğu üzere Charter tekneleri birer ikişer gelmeye başladı. Biz içeride elektiriği bulmuş film keyfi yaparken bizim zincirin sesi ile dışarı fırladık. Bir Charter teknesi demir atmış ama benim üç tekne sancak (sağ) tarafıma ama , demirini nasıl becerdi ise tam benim demirimin üstüne atmış. Film arası verip üç beş Avusturyalı adama bağırdım. Demirimiz yerinden kalktığı için 5-10 metre boşunu aldıktan sonra baktık sağlamız demirimiz tekrar tuttu (sağolasın ultra) filme devam. Neyse başka vukuat olmadan huzurlu bir gece geçirdik.

Sabah diğer koya geçmek için hiiiç acele etmeden kahvaltımızı yaptık. Acele etmiyoruz çünkü diğer koy’un mesafesi bir mil bile değil. Bu koy da oldukça güzel burada alargada kalıyoruz ve bol bol yüzüyoruz.

Meganisi adasının koylarına, biz küçük Göcek dedik. Aynı Göcek koyları gibi kalabalık derin sular ama oldukça korunaklı. Buraya gelmeden önce bu ada da çok temiz kristal suları olan bir deniz bekliyordum ama pek bulamadım. Tamam sular temiz ama pırıl pırıl değil . Bilenler için tam olarak şöyle anlatayım Gökova körfezi Büyük çatı koyu suyu gibi hafif yeşilimsi. Ama çok güzel. Buradaki koylarda bol bol yüzdük keyfimizce dinlendik. Issız yollarda yürüyüşler yaptık ve ayrılma zamanımız geldi.  

Sabah yine hiç kasmadan kalkıp güzelce kahvaltımızı yaptık ve rotamızı Levkas adası Nidri koyu olarak belirledik. Yolumuz toplamda 12 mil kadar keyifli ve kısa bir yolculuk sonrası Nidriye geldik. Geldik ama tam bir curcunanın içine düştük resmen. Burası charter teknelerinin merkezi ve lefkas adasının eğlence merkezi imiş.

Biz baktık liman çok kalabalık ana limanın hemen karşısında nispetenmsakin bir koy var. Tamam şehre biraz uzak ama o da bizim için avantaj aslında. Uzun tatil yapan teknelerin arasında kendimize uygun bir yer bulup 7 metre suya 45 metre zincirimizi döşeyip dinlenme pozisyonumuzu ( sanki çok yorulmuşuz gibi ) aldık.

Daha ayaklarımızı uzatmadan müthiş bir müzik sesi tüm şehri kapladı. Bu arada giren çıkan gelen giden teknenin hesabını ben değil port polis bile tutamaz valla. Dedim ya tam bir curcuna. Akşam üstü birkaç marin mağaza gezmek için sahile çıktım. Hiç bana göre bir yer değil. İki krom kilit alıp tekneye döndüm. Akşam olurken hep beraber şehri tekrar gezmeye çıktık. Ama kimse fazla kalmadı birkaç market alışverişi sonrasında hemen tekneye döndük diyeceğim ama dönemedik. Fazla 2,5 beygirlik karbüratörü olan varmıııııı.

Bizim Suzikinin karbüratörü iyice su koyverdi ve asıldık küreklere. İyi ki yarı yola kadar çalıştı meret motor. Aldığım ilk sene hariç her dakika başıma bela sanki. Motorda bir şey yok ama kesinlikle komple bir karbüratör değişikliği gerekiyor. Herkesin haberi olsun temiz ilk sahibinden (bayyan olması tercih sebebi, dohtur da olabilir ) kullanılmamış muayyer (ne demekse) bir Suziki karbüratör arıyorum.

Gece boyu tur teknelerinden çalınan çok yüksek volumlü müzik ile çoştuk :) eğlendik :).

Bu durumda sabah kalkınca ne yaptıııııık. Hemen motor çalışır ve buradan uzak bir yere kaçılır. Hedefimiz Nikiana limanı. Küçük ve sakin bir liman pırıl pırıl bir deniz ve limanda su. Tekneci Allahından daha ne isterki . Birde elektirik olsa tadından yenmezdi valla. Bir gece de burada geçirdik sonra ver elini adaya adını veren Lefkas şehri. Buraya 6 metreye taranmış aşağıda göreceğiniz kanaldan giriliyor.

İki tane kalabileceğiniz yer var. Biri D-Marine ait Lefkas marina ve diğeri şehir rıhtımı.

Marina çok pahalı olduğu için biz şehir rıhtımına kıçtan kara olduk. 3-5 teknelik alarga yeri var ama ben pek güvenemedim. Rıhtımda elektirik yok su otomatik makine aracılığı ile  2 euro atınca 10 dakika su veriyor dediler. Ben 1 euro attım 15 dakika su verdi :) İkinci 1 euroda ise 5-6 denemeden sonra yine 15 dakika su verdi ve biz hepimiz duş yapıp depoyu da ağzına kadar su doldurduk artanı ile de tekneyi yıkadık.Yani anlayacağınız suya doyduk resmen. Bu arada KOZA’nın deposu tam bir ton su alıyor. Tekneci olmayanlar için şöyle söyleyeyim teknelerde ortalama 300-400 lt su olur. Düşünün KOZA’daki deponun büyüklüğünü. Yine tekneci olmayanlar için söyleyeyim bir tekneye gittiğinizde o teknenin sahibinden pek haz etmiyorsanız onun suyunu ve elektiriğini bolca korkmadan kullanın. Sizi temin ederim  o tekne sahibi de sizi çok sevecektir …..:) :) :) 

Lefkas şehrinde de hani bizim bildiğimiz şirin Yunan adası görüntüsünden eser yok. Bildiğiniz orta halli pek de güzel olmayan bir şehir işte. Kanalı görmek için gelinebilir ama öyle pekte matah bir yer değil.

Neyse çenem düştü arkası sonra…

26.07.2016

 

Kefalonya - ithaca

Lefkas - Preveze