Blog
Atlantik geçişi 3. ve 4. günler / 18.01.2017
3. Gün : 22.12.2016
Hava günlerdir kapalı idi. Bugün ilk defa güneÅŸ tüm haÅŸmeti ile yüzünü bize gösterdi ve biz “heh yaz tekrar geri geldi” dedik. Üstümüzdeki thisortler bile fazla geliyor. AkÅŸamları da aslında pek soÄŸuk deÄŸil ama arada serpinti yada yaÄŸmur yediÄŸimiz için tulum ve montlarımızı giymeye devam ediyoruz. Gece ve gündüz arasındaki ısı farkı hiçbir zaman 3-4 derecenin üstüne çıkmıyor. Sanırım 3-5 güne kadar gece de üzerimize bir ÅŸey giymeden nöbet tutacağız. Nöbette iken mutlaka can yeleÄŸi giyiyoruz. Havuzlukta bile olsak baÄŸlanmadan oturmuyoruz. Sadece içeri girmek gerektiÄŸinde can halatımızı çıkartıyoruz. Teknenin baÅŸ tarafına gece kesinlikle gitmiyoruz . Gündüz gitmemiz gerekirse de baÄŸlanmadan gitmiyoruz. Gündüz normal hayatımıza geri dönüyoruz. Yani baÄŸlanmıyoruz ve can yeleklerimizi kullanmıyoruz. Sanki gündüz denize düÅŸmezmiÅŸiz gibi
Ama ne bileyim insan gündüz kendisini daha bir güvende hissediyor iÅŸte.
Bugün kahvaltıyı ben hazırlamaya çalıştım. Hani bu ocak üstünde tost yapan alüminyum aletler var ya onunla tost yapayım dedim ama tüm ekmekler alete yapıştı. Ebru saÄŸ olsun yine yardıma geldi. Ebru mecbur olmadıkça teknenin içine girmemeye çalışıyor. İçeride midesi bulanıyor. Bu durum okyanusta olduÄŸumuz için deÄŸil her zaman böyleydi. EÄŸer deniz biraz dalgalı ise içerideki iÅŸlerin tamamını her zaman ben yapıyorum. Eeee okyanusta olduÄŸumuzu düÅŸündüÄŸünüzde acıyın bana iÅŸte…

Rüzgar 15-20 knot aralığında gidip geliyor. Hızımız 7 knot civarında . Saat 11.45 de trinket yelkenimizi ana yelkenin karşısına baÅŸ koç boynuzundan açmaz alarak açtık. Hızımız ve salınımlarımız anında deÄŸiÅŸti. Oto pilot daha rahat dümen tutmaya baÅŸladı.
Bir ara teknenin başına gittim ve güvertede bir somun buldum. Nereden düÅŸtüÄŸünü araÅŸtırınca trinket yelkeninin tamburu ile alüminyum boruları birbirine baÄŸlayan iki somun varmış onlar olduÄŸunu gördüm. Birini buldum diÄŸeri allah bilir nerede düÅŸmüÅŸ. Elimdeki tek somunu takmaya çalıştım ama beceremedim. Belki sakin bir hava olursa yelkeni indirip tekrar takmayı denerim. Hemen gidip trinketi sarıp kapattım.
Bugün rüzgar dümeni ile uÄŸraÅŸtık. Bu alete bir türlü düzgün dümen tutturamıyoruz. 10-15 dakika düzgün tutuyor sonra rüzgar üstüne doÄŸru tekneyi kaçırıyor. Sanırım dalgaların büyüklüÄŸünden kaynaklanıyor. Dalgalar bazen teknenin kıçını savuruyor aletin palası küçük olduÄŸundan tekneyi tekrar rotaya koymakta zorlanıyor. Bizde yılmayıp tekrar tekrar uÄŸraşıyoruz. İnÅŸallah öÄŸreneceÄŸiz bu aleti kullanmayı.
Yeni bir gün doÄŸdu. Aydınlık çok güzel bir ÅŸey. Sanırım ben geceleri pek sevmiyorum. Geceler çok zorlu geçiyor. Uykusuzluk ve yorgunluk günler geçtikçe insanı daha fazla etkilemeye baÅŸlıyor. UyuduÄŸun zaman bile zaten hiç tam olarak dinlenemiyorsun. Hep tetiktesin bir ÅŸey olacak, bir arıza çıkacak diye. Uyumak için kamaraya girince teknenin içinden gelen sesleri bir duysanız var ya inanın çok korkutucu. Koza’mız taÅŸ gibi bir tekne ama yine de gelen sesler inanılmaz. Hiç öyle bizim denizlerimizde yol aldığımız gibi bir durum deÄŸil bu. Bazı dalgalar bordalarda bomba gibi patlıyor ve siz tatlı uykunuzdan anında korku ile uyanıyorsunuz. Anlayacağınız geceler zor çok zor geçiyor.
Dünden beri dümen pedastalında bir ses peydahlandı. Sanki dümen döndükçe bir plastiÄŸe sürtüyor gibi. Pedastalın içine bakmak için chartplotterin sökülmesi gerekiyor. HerÅŸey hareket halinde iken bunları yapmak oldukça zor. O arızaya bakayım derken baÅŸka bir arızaya sebep olmaktan korkuyorum. Ama bugün yine de bir deneme yapacağım. En azından ses gelen yeri tespit edebilirsem önemli bir ÅŸey olup olmadığına karar verebilirim.
Birkaç saat sonra Ebrunun yardımı ile açtım baktım. Hiçbir ÅŸey tespit edemedim. Tüm diÅŸlileri bolca Wd 40 ladım ve gresledim. Sesin çok azaldığını söyleyemem. Ama pedestalın içinde de öyle bozulabilecek bir ÅŸeyde görünmüyor. Kafaya takmamaya karar verdim.
Bu iÅŸlerle uÄŸraşırken saat 10.30 olmuÅŸ ve biz son 24 saatte 160 mil yol almışız. Bu gün itibariyle önümüzde teorik olarak 1600 mil yol kaldı bu da yaklaşık 10-11 gün demek oluyor.
4. Gün : 23.12.2016
Hava beklediÄŸimiz üzere biraz daha sert düne göre
. Dalgalar daha büyük.

Åžu an rüzgar 24-25 knot esiyor ve dalga boyu 3,5 metrelerde sanırım. Her yer köpük içinde. Deniz bembeyaz 
Bu gece sadece iki uçan balık tekneye düÅŸmüÅŸ onları toplayıp ait oldukları yere geri gönderdim. Ölüler ama olsun birilerine faydası olacağına eminim. Dün gece yatmadan evvel bir tanesi dümende oturan Ebru’nun kafasına teÄŸet
geçip yedek mazot bidonlarında resmen patladı. Anında ölmüÅŸtü tabi.Ebru fark etmedi bile ama ben film gibi izledim.
Mi Vida teknesi ile aramız biraz açıldı ÅŸu anda 6,5 mil arkamızdalar.Ben biraz yelken küçültüyorum bu ÅŸekilde yavaÅŸlayıp aramızın açılmamasını saÄŸlıyorum. Rüzgar hızını arttırdığı zaman bizim teknemiz resmen ÅŸahlanıyor. Anında hızlanıyor. İşte o zaman Mi Vida bize yetiÅŸmekte zorlanıyor. Ama rüzgar 10 knot ve altına düÅŸtüÄŸünde de biz bu sefer Mi Vida ya yetiÅŸmekte zorlanıyoruz. Ama bir ÅŸekilde iki teknede hemen hemen aynı hızlarda yol alabiliyoruz.
Dün gece ki telsiz konuÅŸmamızda Patrick kendisini pek iyi hissetmediÄŸini söylemiÅŸti. Sanırım grip oluyor.İnÅŸallah kolay atlatır. Zaten ÅŸartlar çok zorlu bu kadar zorluÄŸun üstüne bir de hasta olmak çok kötü olsa gerek. Bu sabah konuÅŸtuÄŸumuzda sesi iyi geliyordu. İçtiÄŸi ilaçlar iyi gelmiÅŸ demekki.
Mi Vida ile sabah ve akÅŸam olmak üzere günde iki kere telsizle konuÅŸuyoruz. Birbirimizin durumunu sorup olumsuzluk olup olamadığını öÄŸrenmiÅŸ oluyoruz.
Saat ÅŸu an 12.30 ben yarım saat kadar uyumuÅŸum. Çok güzel dinlenmiÅŸ olarak kalktım. Trinket yelkeninin düÅŸen vidası ile uÄŸraÅŸmak üzere baÅŸ üstüne gittim. Ebrunun yardımı ile trinket yelkenini indirip zor da olsa vidayı yerine taktım. İkinci vida olarak da pek iÅŸe yaramasa da bir vida uydurmaya çalıştım.Åžimdilik idare eder.Mevcut vida allen baÅŸlı çok özel bir vida piyasada bulunmaz sanırım.Ancak Harken bayilerinde bulunabilecek bir ÅŸey.
Trinketi faal hale getirince hemen ana yelkenin karşısına bastık ve teknenin hareketleri anında rahatladı. Aslında bu iÅŸi Cenova ile de yapabilirim ama tekrar gönderi kırmaktan korktuÄŸumdan ve hızımız yeterli olduÄŸundan cenovayı açmayıp hafif havalara saklamaya çalışıyorum.
Akülerimiz 12 volta düÅŸmüÅŸ.Dün bir saat kadar jenaratör çalıştırmıştık ama yeterli olmamış demekki. Biliyorsunuz 220 volt ile aküler daha yavaÅŸ ÅŸarj oluyor. Bu aslında aküler için iyi fakat çok uzun jenaratör çalıştırmakta istemiyorum. Benim motorun alternatörü (elektrik üreten alet) Balmar marka ve saatte 120 ampere kadar elektrik üretebiliyor. DüÅŸük devirlerde bile çok fazla akım üretiyor. O yüzden az evvel motor çalıştırdık ve bir iki saat motorumuz rölantinin biraz üstünde çalışacak.
Rüzgar bira düÅŸmüÅŸ durumda ÅŸu an 14-15 esiyor. Biz yüksek hava beklerken bu çok iyi oldu
. İnÅŸallah da artmaz. Hava tahmin siteleri Cuma ve cumartesi günlerini sert hava olarak veriyordu. Sadece Pocket Grip’ten son dakika aldığım hava tahminde bu durumu görmüÅŸtük. İyi tahmin yani .
Gece rüzgar aynı ÅŸekilde devam etti. Arada saÄŸnaklar gelsede bizi çok rahatsız etmedi.
Bu geceden itibaren nöbet tutmamaya karar verdik. Bir saatlik periyodlarla telefonun alarmını kurduk. Ben her zamanki saatte yani 21.00 da yattım. Ebru da 23.00 da yatmış. Saat başı kalkıp etrafı kolaçan ediyoruz. Ais ekranını da kontrol edip yatıyoruz. Ebru saat 03.00 da kalktığında bir gemi görmüÅŸ. Åžansa bak biz uyumaya karar verdik ve hemen bir gemi geliyor.Ebru rota deÄŸiÅŸtirip 10 derece sancak yapmış ve gemi 5 mil iskelemizden geçip gitmiÅŸ. Ebrunun Mi Vida teknesini uyardığını ben yattığım yerden duyuyorum. Bu arada ciddi bir yaÄŸmur baÅŸlıyor. Ebru 03.00 kalkıp gemiyi gördükten sonra bir daha yatmayıp nöbete devam etmiÅŸ. Ben saat 06.00 da kalktığımda uykumu gayet iyi almıştım. Ebru gece boyu uymadığı için hemen yataÄŸa gidiyor.
Saat 07.15 de saÄŸnakla birlikte bir bora geliyor. Rüzgar anında 30 knota çıkıyor. Dalgalar çok büyük. Trinket yelkenini tam zamanında kapatıp sadece ana yelkene kalıyoruz da problem yaÅŸamıyoruz. Bu rüzgar bir saat kadar devam etti. Sonra kendisi gitti ama yaÄŸmurunu bize gözcü bıraktı. Saat 10.00 da hava yavaÅŸ yavaÅŸ açılıyor.Sanırım kısa sürede güneÅŸ sıcak yüzünü bize gösterir.
Saat 10.30 olduÄŸunda son 24 saate 149 mil yol aldığımızı ekrandan görüyorum.
