Blog
Panama Kanal Geçişi ve Panama City / 10.02.2018
Eveeet altımızı yarı yarıya temizlediÄŸimiz için Shelterbay marinaya (Colon city) gayet rahat bir seyirle geldik. Linton bay’den ilk çıktığımızda güçlü bir boraya yakalandık. Montlarımızı giydirecek kadar yaÄŸmur yedik ama hepi topu 45 dakika. Sonra rüzgar da düÅŸtü gelsin motor. Artık boralara alıştığımız için bizi pek etkilemiyor. Zira bu gürlemenin kısa süreceÄŸini zaten biliyoruz. Ama Türkiye’deyken böyle bir hava ile karşılaÅŸsak oldukça heyecanlanırdık. Artık biz mi boralara alıştık yoksa ülkede mi havalar sert oluyordu bilemedim açıkçası.
He unutmadan bu arada Linton bay’deki Lintonbay marina ile sıkı bir pazarlık yaparak (vinçten inmeden iki saat askıda kalacağız, alt yıkama dahil 250 dolar ödeyeceÄŸiz ) karaya çıkma tarihimizi yaklaşık bir ay sonrası için kesinleÅŸtirdik. Fiyat Türkiye’deki marinaları bile düÅŸündümüzde bile gayet iyi bir fiyat. Bu iÅŸlem için Shelterbay marina bizden 550 dolar istemiÅŸti. Bu arada buralara teknesi ile gelecekler için Shelterbay marina her açıdan çok güvenli ama pahalı. Birçok pilot kitapta yazmayan (yeni açıldığı için ) Lintonbay marina ise önünde mendirek olmadığı için havaya biraz açık ama fiyatı da oldukça uygun.
Evvelki yazıda demiÅŸtik ya Kanal yetkilileri tekneyi ölçmek için gelecekler diye. İşte onun için Shelterbay marinaya tekrar geldik. Naviga dergisinin Åžubat 2018 sayısında da anlattık ama burada da yazmış olayım. Åžimdi kanal geçiÅŸini iki ÅŸekilde organize edebiliyorsunuz. İsterseniz her iÅŸlemi kendiniz takip ediyorsunuz (350 dolar karlı olursunuz) . İsterseniz bir acente ile anlaÅŸarak her iÅŸinizi onlar organize ederler. Biz acente seçeneÄŸini ( Erick Galvez mobil tel,05076676-1376 ) tercih ettik Pek güvenli olmayan Colon ÅŸehrinde o resmi daireden öbürüne koÅŸturmak istemiyoruz. Biz acentemize 3 Aralık da ölçülmek istediÄŸimizi ve 21 Aralıkta da Kanal geçiÅŸi yapmak istediÄŸimizi söyledik. Tüm randevularımızı ona göre ayarladı saÄŸolsun ( bu arada acentemizden çok memnun kaldığımızı da söylemiÅŸ olalım). Ölçüm günü kanal görevlisi tam bize söylenen saatte (10.00) teknemize geldi. . Görevli kanal geçiÅŸi ile ilgili bir çok bilgiyi bize aktardı. Bunların en önemlileri ise güneÅŸ panellerimizi ve rüzgar jenaratörümüzü kanalda saÄŸdan soldan atılacak olan Türk Cevizlerine karşı korumaya almamız gerektiÄŸi oldu. Kanalı nasıl geçeceÄŸimiz ile ilgili tercihlerimizi bize sordular . Daha evvel Acentemizin bize öÄŸrettiÄŸi üzere Kanal duvarına yaslanmak istemediÄŸimizi ve TUG botlara baÄŸlanmak istemediÄŸimizi söyledik. Tüm ölçüm yapılıp bizi bir üst fiyattan kanal geçireceklerini öÄŸrendiÄŸimizde ÅŸok olmadık desem yalan olmaz. Fiyat skalası 15 metreye kadar ve 15 metre üstü ÅŸeklinde idi. Biz kendimizi 15 metre altı sanıyorduk ve 16,35 metre olduÄŸumuz gerçeÄŸi ile sevinsek
mi üzelsek
mi bilemedik. Bu ölçümle birlikte 1504 dolar ödemeyi planladığımız kanal geçiÅŸimiz 2004 dolara fırlamış oldu. “Neyse saÄŸlık olsun bak teknemiz büyükmüÅŸ” diyerek 500 doların ÅŸokunu atmaya çalıştık ama bayağı bir zaman. Adamlar ölçümü teknenin tüm çıkıntılarının izdüÅŸümünden yapıyorlar. Yani arkada tekneden dışarı doÄŸru çıkan bir oltanız bile varsa onu da tekne boyuna ilave ediliyor. Biz tabiki tüm çıkıntılarımızı toplamıştık ama yine 16,35 çıktık. Bizim teknemizin kıçında bir yüzme platformu var . Resimlere bakarsanız görürsünüz. Ben onu da tekne boyunun içinde sanıyordum. MeÄŸerse o bizim tam boyumuza hiç dahil deÄŸilmiÅŸ bile ( aman Türkiye’deki marinacılar duymasın bunu). Ölçüm iÅŸlemi bitip imzalar atıldıktan sonra bize bir sertifika verdiler ölçüldüÄŸümüze dair. Bu sertifika ile ne zaman gelirsek gelelim bir daha kanal geçmek istersek ölçüm yapılmayacakmış artık. Öbür turlarımızda rahatız anlayacağınız.
Eveeet ölçülme iÅŸlemini de bitirdik. Artık İstanbul’dan bizi ziyarete gelecek arkadaÅŸlarımızı rahatlıkla bekleyebiliriz. İstanbuldan Ömer Kırcal ve sevgili eÅŸi Firuzan bizimle 40 gün tatil yapmaya geliyorlar. Aslında Ömer öyle sanıyor ben ona hiç söylemedim ama onu Koza da bir sürü ufak tefek iÅŸ bekliyor. Ben her arıza da, sonraya kalabilecek bir ÅŸeyse “aman Ömer gelince birlikte yaparız yaaa“ diyerek onlarca iÅŸi biriktirdim
( bu arada yeni gelecek olanlara da göz dağı vermiÅŸ olalım) . Zavallım yaaa. Valla bu tekneye iki kiÅŸi gelirse elimden zor kurtulur biri bildiÄŸiniz gibi Ömer diÄŸeri de Atilla ErdoÄŸan ( ki kendisi hiç balık tutamaz ). Biri geldi sırasını savdı ( ama ne savmak zavallının turÅŸunu çıkardım ) Åžimdi sıra ötekinde . Pardon bunu söylemeyecektim yaaaaa.” Atilla gel valla tekne taÅŸ gibi hiç arıza yok , bütün gün kebap yapacağız”
. HiiÅŸÅŸÅŸttt çaktırmayın onu da takacağım oltama. Ama biraz vakit geçsin de arızalar oluÅŸsun diye pek ses etmiyorum.
Neyse bu kadar gırgır yeter yazımıza dönelim . Ömerler de hayırlısı ile geldiler biz tekrar Shelterbay Marinadan halatları çözdük ve ver elini Linton Bay. Evvelki yazıda da bahsetmiÅŸtim biz burayı çok sevdik . Burayı Ömerlere de göstermek istiyoruz. Çok güzel bir kanal var üstü,sağı solu Mangrow’larla kaplanmış. Sanki canlı bir tünelin içinde gidiyormuÅŸ gibi dingi ile kanallarda dolaÅŸtık ormalarda yürüyüÅŸ yaptık. Yürürken bol bol ıslandık. Ömer’in ıslanmamız üstüne bir tespiti oldu ki duyunca hepimiz ona hak verdik. “İstanbulda yaÄŸmur yaÄŸsa ya çok üÅŸür kaçacak delik ararız yada çok giyinmiÅŸsek içerden ıslanırız “ diye. Gerçekten burada ki yaÄŸmurlarda öyle fırtına soÄŸuk falan hiç olmuyor. YaÄŸmur sakin sakin ama çok yağıyor sizde sakin sakin yürümeye ya da iÅŸinizi yapmaya devam ediyorsunuz. YürüyüÅŸler boyunca ne hiç birimiz yürüyüÅŸ tempomuzu bozduk ne de yaÄŸmurdan korunmaya çalıştık. Hepimiz gayet sakin ama ıslak anın keyfini çıkardık. Ve inanın çok zevkliydi. Tavsiye ediyorum. YaÄŸmur yaÄŸarken ormanlık ( tabi hala bulabiliyorsanız ) ya da aÄŸaçların olduÄŸu yerde sakin sakin yürüyün inanın çok mutlu olacaksanız. Islansanız bile.
Linton bay sonrası 40 mil mesafedeki Cennet San Blas adalarına tekrar döndük. Biz bu adaları gerçekten çok ama çok sevdik. Denizi,insanları,doÄŸası,resifler,mercanlar,balıklar herÅŸey ama herÅŸey çok güzel. Bu arada bu adalar grubu Orta Amerika ana karasının sadece 8-10 mil uzağında istediÄŸiniz zaman Ana karaya ulaÅŸabiliyorsunuz. Ana karaya yakın (0,5-1 mil ) olan adalarda Kuna yerleÅŸimi daha fazla. Sazdan kulübeler neredeyse birbirinin üstün yapılmış kadar yoÄŸunlar. Aralarında tek tük de olsa beton binalar göze çarpmıyor deÄŸil. Tahmin edeceÄŸiniz üzere onlar zengin Kuna’lara ait. Bu adalardan bazıları moderniteyi kabul etmiÅŸler ve senin benim gibi giyinip televizyon izliyorlar. Ama bazı adalar ise kesinlikle hala yöresel kıyafetlerle dolaşıp moderniteyi reddediyorlar. Bu çeÅŸitliliÄŸi izlemek bizim için oldukça enteresan oldu. Ama turizm hissedilir bir ÅŸekilde buraları bozmaya devam ediyor. Özellikle uzak adalara gidince bunu çok net bir ÅŸekilde görüyorsunuz. Uzak adalarda her ÅŸey çok daha basit ve sade ve bence daha güzel.
Birgün yerli bir rehberle anlaşıp ÅŸelale turu düzenledik. Yerli rehberimiz sabah bulunduÄŸumuz Cambombia adasının koyundan tek parça aÄŸaçtan oyulmuÅŸ kanosu ile bizi alıp Rio Sidra denen nehire götürdü. YaÄŸmur sezonun bitmesine az kaldığı için nehirin suyu azaldığı halde akÅŸama kadar nehirde yürüyüp , yüzüp ÅŸelalerden atladık ki keyfimize diyecek yoktu. Çocuklar gibi eÄŸlendik. Bu turumuzda Kuna’ların mezarlıklarını da ziyaret ettik. Kuna’lar ölülerini nasıl defnediyorlarmış biliyormusunuz ? Derin bir mezar kazıyorlarmış içine iki kazık dikip ortasına da bir hamak gerip ölüyü hamaÄŸa yatırıyorlarmış.Bu ÅŸekilde mefta hamakta yatarak keyif yapıyormuÅŸ.
Neyse Ömerlerle yaptığımız San Blas geziside göz açıp kapayıncaya kadar geçti ve teknenin altını yıkatacağımız Linton bay koyuna döndük. Gece koyda demirde kaldıktan sonra ertesi gün öÄŸlen gibi karaya çıktık. Kozamızın altına biz Türkiyeden çıkmadan evvel CopperCoat denen zehirli boyayı yapmıştık. Bu boya tekneyi ortama 10 yıl kadar koruyor. Yani boya yapılması gerekmiyor ama aktivasyon denen bir olayı yapmamız gerekiyor. Biz ÅŸu ana kadar bu iÅŸi hep suyun altında kendimiz yapmıştık. Ama üretici altı ayda bir tekneyi karaya çıkarıp bir yıkattıktan sonra hafif bir zımpara yapıp tekrar denize atmayı tavsiye ediyor . İşte bizde bunu yapmaya karaya çıktık. Teknenin altı yıkandı ve baÅŸladık zımparaya ama acayip zor bir iÅŸ . Marina çalışanlarından da destek alarak 7 kiÅŸi akÅŸama kadar zor bitirdik ama canımız da çıktı. Bu iÅŸi bundan sonra makine ile yapmak lazım . Elle zımpara yapmak boya katlarını kaldırmaya çalışmamamıza raÄŸmen oldukça zor oluyor. Hepimiz yorgunluktan bitmiÅŸ durumdayız . Biz iÅŸleri bitirince Kanadalı Paul ve Karısı Daniela gelip kiraladıkları araba ile bizi Portobello denilen kasabaya yemeÄŸe götürdüler. Çok iyi de oluyor hiç birimizin yemek yapacak hali kalmamıştı vallahi. Portabella da hepimizin memnun kaldığı nefis yemekler yedik. Ama göz kapaklarmızı havada tutmakda zorlanıyoruz ve Sabah erken yola çıkmamız lazım kanal geçiÅŸi için randevumuz var diyerek Paullerden izin istiyoruz ve hemen yataklara seriliyoruz. Pauller de sabah erken kiraladıkları araba ile Colona gideceklermiÅŸ. Ebrular onlarla gidip biraz alış veriÅŸ yapmak istiyor. Sabah erken kalkıp hem onları yolculuyoruz hem de bir daha görüÅŸmemizin zor olduÄŸu sevgili Paul ve Daniela ile vedalaşıyoruz. Kısa zamanda çok iyi dost olduÄŸumuz bu aile ile ayrılmak bize zor gelse de onların gözlerindeki yaÅŸları görmenizi isterdim. Çok candan çok iyi dostlara sahip olduk. Paul’ün Danielaya dönüp “bugünden sonra ne zaman bir Türk teknesi görsek hemen yanlarına gitmeliyiz” demesini hiçbir zaman unutamayacağım.
Neyse kızlar karadan Ömerle ben denizden Colon yoluna koyulduk. Bizimki süs olarak açılmış ana yelken ve motorla çok rahat bir seyir oldu. Biz yerimize baÄŸlanıp iÅŸlere koyulduktan nice sonra kızlar elleri kolları dolu alışveriÅŸten döndüler. Her zaman olduÄŸu gibi “çok ucuz giysiler” bulmuÅŸlar. Niye hep kadınlar bulur bu ucuz ÅŸeyleri bir türlü anlamam
. Bize hiç denk gelmiyor böyle ucuz ÅŸeyler !!!!!!
Kanal geçiÅŸi öncesinde iki gün vaktimiz var . O zamanı da kah tamir yaparak kah alışveriÅŸe giderek geçirdik. Kanal geçiÅŸi yapacağımızın bir gün öncesi geçiÅŸimizin bir gün ertelendiÄŸini öÄŸrendik. Bizimle birlikte geçecek yelkenli bilmediÄŸimiz bir sebepten geçiÅŸini iptal etmiÅŸ , baÅŸka da geçiÅŸ yapacak yelkenli olmadığı için bizim geçiÅŸimizi de ertelemek zorunda kalmışlar. Bizim için pek sorun deÄŸil.
22.12.2017 Kanal GeçiÅŸi BaÅŸlıyor ;
Ertesi gün saat 13.00 da halatları çözerek pilotlarımızın tekneye geleceÄŸi “F Bölgesine” (ufak tekneler için demirleme alanı) giderek demirledik. Kanal geçiÅŸlerinin planlandığı Cristobal Signal istasyonunu VHF 12 kanalından arayarak “ F Bölgesinde “ demirde olduÄŸumuzu ve kanal geçiÅŸi için pilot beklediÄŸimizi anons ettik. Cristobal Signal de tahmini geçiÅŸ saatimizi bize bildirdi. Pilotlar denilen saatten biraz geç olsa da (üç saat ) tekneye geldiler. Geldiler diyorum çünkü bize iki pilot geldi. Biri eÄŸitmen pilotmuÅŸ diÄŸeri onun yanında staj yapıyormuÅŸ. Kısa bir tanışma ve bilgilendirme sonrası F Bölgesinin hemen yanında düzgünce iÅŸaretlenmiÅŸ koridordan kanalın ilk havuzuna doÄŸru yol verdik. Bu arada pilotumuz sürekli bana ufak ufak talimatlar veriyor bende onun dedikleri dümene aktarıyorum. Bizden önce kanal havuzuna koca bir gemi girdi arkasından bir TUG boat ( römorkör) girdi. Bizimle beraber kanal geçecek olan diÄŸer yelkenli sanırım kabul ettiÄŸi için gidip TUG bota baÄŸlandı. Bizde gidip onlara baÄŸlandık. Bu ÅŸekilde Tug bota baÄŸlı olduÄŸumuz için saÄŸdan soldan atılan halatlara baÄŸlanmak zorunda kalmadık . Bizim için çok da kolay oldu bu ÅŸekilde kanalı geçmek. Ama ÅŸunu özellikle söylemek isterim kanal geçiÅŸi beni çok heyecanlandırıyordu. OkuduÄŸumuz kitaplarda hep çok zor olduÄŸunu öÄŸrenmiÅŸtik. Belki biz TUg bota baÄŸlandığımızdan mıdır nedir bilemedim ama bana o kadar zor bir ÅŸey gibi gelmedi. Kanal kapaklarının kapanması ile birlikte bence dikkat edilmesi gereken en önemli nokta sular havuza dolmaya baÅŸladığı andan itibaren dümen pruva hattında sabitlenmeli zira oluÅŸan girdaplarda dümen palasına acayip yükler biniyor ve dümen sürekli iskele sancak yapıyor . Tabi bunu ben ilk anlarda pek fark edemedim heyecandan (saÄŸa sola laf yetiÅŸtirmek demeyeceÄŸim ısrar etmeyin )
, ama gözüm bir an dümene takılınca dümen simidini fırıl fırıl dönüyor gördüm ve hemen üstüne atlayarak bir noktada sabitledim. O andan sonra da bir saniye bile dümen simidini elimden bırakmadım. İlk havuza su dolumu bitince biz Atlantik okyanusundan 7,5-8 metre yukarı çıkmış olduk. Önümüzdeki havuz kapaklarının açılması ile birlikte bütün tekneler tekrar birbirimizden ayrıldık ve ikinci havuza doÄŸru yol verdik. Aynı iÅŸlemler ikinci ve üçüncü havuzlarda da tekrarlandıktan sonra Toplamda Atlantik okyanusundan 25 metre yukarı Gatun gölü seviyesine çıkmış olduk. Biz bu iÅŸlemleri yaparken hava da kararmış oldu. Üç havuzu geçmemiz toplam bir buçuk saat sürmüÅŸ. Gatun gölüne çıkınca yine pilotumuzun talimatları ile geceyi geçireceÄŸimiz dev gibi bir ÅŸamandıraya baÄŸlandık. Biz baÄŸlanır baÄŸlanmaz bir pilot teknesi gelerek pilotlarımızı alarak gitti. Sabah yeni pilotlar ile yola devam edecekmiÅŸiz. Pilotlar gidince bizde hafif bir yemek yiyerek hemen uykuya daldık. Ne gece yatmadan önce ne sabah uyanınca kitaplarda bahsi geçen Gatun gölü timsahlarının kırmızı gözlerini göremedik. Sonradan öÄŸrendiÄŸimiz kadarıyla yeni kanal yapımında patlatılan dinamitler sebebiyle timsahlar bu bölgeyi terk etmiÅŸler. Ama sabah erken kalktığım için Maymunların kükremelerini son kez de olsa kahve eÅŸliÄŸinde dinledim. Dün giden pilotlar yeni pilotların saat 06.00 geleceÄŸini söylemiÅŸti ama beylerin gelmesi 09.00 u buldu. Bu arada yapacağınız her ÅŸeyin komutunu pilotlar veriyor. Sadece dümeni tutmuyorlar.
Bugün pilotumuz bir kiÅŸi ama kanalın en tecrübeli ve tüm pilotları eÄŸiten öÄŸretmen pilotmuÅŸ. Keyifle yola koyuluyoruz. Gatun gölünün pasifik tarafına kadar yaklaşık 25 mil yolumuz var. İlk saatlerde hızlı yol almamız söyleniyor ve uyguluyoruz. Gölün dar kısımlarına gelince ve karşıdan tehlikeli madde taşıyan gemiler gelince ya çok yavaÅŸlamamız söyleniyor ya da uygun bir alanda bekleme yapıyoruz. Hatta bir yerde ÅŸamandıraya baÄŸlanarak bir saat kadar bekleme yapıyoruz. En nihayet öÄŸleden sonra bizi Pasifik Okyanusuna ulaÅŸtıracak kapıların önüne geliyoruz. Pilotumuz ÅŸanslı olduÄŸumuzu ÅŸu anda çok nadir olarak kullanılan eski kanaldan geçeceÄŸimizi bize söylüyor ama biz yeni kanalın nasıl olduÄŸunu bilmediÄŸimiz için bu bize pek bir ÅŸey ifade etmiyor aslında. Havuzun öncesinde dün birlikte geçtiÄŸimiz tekne ile aborda (yanyana baÄŸlanma) oluyoruz. Tek tekne gibi hareket ederek ilk havuzdan içeri süzülüyoruz. Bizim pilotumuzun talimatı ile havuz duvarlarında bekleyen halat atıcılar Türk cevizlerini dört bir taraftan teknelerimize fırlatıyorlar. İki halat iskele taraftan öbür tekneye iki halatta sancak taraftan bizim tekneye baÄŸlanıyor. Halatların boÅŸunu alıyoruz ve havuz kapakları arkamızdan kapanarak, havuzun suyu sakin sakin boÅŸalmaya baÅŸlıyor. Atlantik tarafındaki girdaplardan burada eser yok. Her ÅŸey çok kolay. Dikkat edilmesi gereken ÅŸey sular boÅŸaldıkça sizin de havuz duvarına baÄŸlı olduÄŸunuz halatları boÅŸlamanız gerek . Bu havuzdan sonraki iki havuzda da aynı iÅŸlemleri uygulayarak toplamda 1,5 saat süren iniÅŸ maceramızı da son kapının açılıp Pasifik Okyanusuna doÄŸru yol vermemizle son bulmuÅŸ oluyor. Artık önümüzde koooos kocaman bir pasifik var inÅŸallah hiçbir zaman bize kötü yüzünü göstermez.
Havuzdan çıktık ama hala kanal gibi bir su yolundan bir saat kadar yol aldık ve geceyi geçireceÄŸimiz, acentamızın bizim için yer ayırttığı Balbao Yat Kulübün ÅŸamandırasına baÄŸlandık. Kanal geçmenin mutluluÄŸu ile buzdolabında bizi bekleyen ÅŸampanyamızı patlatarak pasifiÄŸe ulaÅŸmanın keyfini sürmeye baÅŸladık. Panama kanalı bizi bayağı yormuÅŸ. Hepimizin ilk geçiÅŸi olduÄŸu için aslında hepimiz biraz gergindik. O yüzden kendimizi yorulmuÅŸ gibi hissediyoruz ama ortada yorulacak kadar da bir iÅŸ yoktu. Kısaca kanal geçiÅŸi öyle çoook zorlu bir iÅŸ deÄŸilmiÅŸ. Bizi boÅŸuna o kadar gerilmiÅŸiz.
Sabah Balboa yat külüp ofisine ödememizi (33 dolar) yapıp acil olarak buradan ayrılıyoruz. Zira sürekli hareketin olduÄŸu ne girenin ne çıkanın belli olduÄŸu iÅŸ teknelerinin baÄŸlandığı bir yer hem de bu kadar pahalı. Daha evvel haritadan baktığımız demir yerine doÄŸru yol veriyoruz. Demir yerine gelince burasının da pek sakin olmadığını ama en azından para ödemeden kalacağımız için pek kafamıza takmayarak 5 metre suya 60 metre kaloma vererek zincirimizi döÅŸüyoruz.
Artık pasifik okyanusundayız. Panamanın bu tarafında med cezir iÅŸine alışmamız gerekecek. Bugün 5 metrede demirlediÄŸimiz yer akÅŸam üstü oluyor 9 metre. Her ÅŸeyi iyi hesaplamamız gerek artık. Artık büyük ÅŸehir Panama City’deyiz. Tam önünde deÄŸil de biraz kıyısındayız iÅŸte. Ama manzaramız Panama City’nin gökdelenleri. Kısa bir otobüs yolculuÄŸu ile ÅŸehir merkezine rahatlıkla ulaÅŸabiliyoruz.
Artık uzun zaman önce unuttuÄŸumuz büyükÅŸehirdeyiz. Bu bize bayağı garip geliyor ilk baÅŸlarda. Ama alışveriÅŸ merkezlerinin büyüklüÄŸü özellikle kızlara çok cazip geliyor. Biz tamirdi yedek parçaydı marin dükkandı derken , onlar alışveriÅŸin dibine vuruyorlar. Buraya gelmeden önce kıç kamaranın Dometic marka Vacuum Tuvaleti bozulmuÅŸtu elimde bazı yedek parçalar olmasına nasıl yapacağımı hiç bilmediÄŸimden servis bulurmuyuz diye umutsuzca aramıştık fakat tam demirlediÄŸimiz yerin karşısındaki dükkanların arasında yetkili servisi bulunca hazine bulmuÅŸ defineci gibi sevindik. Hemen servisi çağırıp oldukça tuzlu ÅŸekilde tuvaletimizi tamir ettirdik ama nasıl yapılacağını da etraflıca öÄŸrenmiÅŸ olduk. Bundan sonra bozulursa çok rahat kendim yapabilirim.
Åžimdiye kadar okuduÄŸumuz kitaplarda Panama City’nin çok ucuz olduÄŸunu okumuÅŸtuk. Artık bu tespit kesinlikle doÄŸru deÄŸil. Panama City oldukça pahalı hatta iddia ediyorum Karayiplerin bir çok yerinden bile pahalı . Yiyecek içecek fiyatları uçmuÅŸ durumda. Ama giysi fiyatları çok uygunmuÅŸ onu daha çok sevgili eÅŸlerimiz bize gururla ilettiler. Marin dükkanlarda doÄŸru dürüst malzeme yok ve herÅŸey Amerikaya endekslenmiÅŸ durumda . Dükkancılar “ siz sipariÅŸi ve ödemeyi yapın bir haftada malzemeniz burada” modundalar. Tabi istediÄŸiniz malzemenin üstüne okkalı nakliye, gümrük vergisi ve kar marjı bindirilmiÅŸ olarak. Biz bu durumu Amerikada 4 tanesinin 33 dolar olduÄŸu tuvalet parçasının iki tanesini buradan 45 dolara
satın alarak iliklerimize kadar yaÅŸamış olduk. Bize aynı parçadan 12 adet lazım olduÄŸu için kaybettiÄŸimiz parayı varın siz hesaplayın artık.
Büyük ÅŸehir iyi güzel de fazla kalınca sıkıyor insanı. Birkaç gün pizzaymış dondurmaymış saÄŸlıksız beslendik ve artık yeter diyerek 40 mil ilerimizdeki Las Perlas adaları rotasına bakınmaya baÅŸladık.
Las perlas da görüÅŸmek üzere hoÅŸcakalın,
