Blog

 

Paxoi - Antipaxoi / 07.08.2016

 

İlk başta Lakka’ya gitmedik. Bulunduğumuz limanın güney tarafında Mongonisi denilen bir koy var ilk olarak oraya gittik.Koy dışardan oldukça güzel görünüyor. Her taraf çamlarla kaplı çevrede yazlık evler ve birkaç küçük otel var. Deniz koyun girişinde 50 metrelerde yani oldukça derin. Burada istersek ağaçlardan koltuk halatı alarak kıçtan kara yapabiliriz , istersek alarga da kalabiliriz. Biz koya girmeden evvel birkaç tekne demirlerini topluyorlardı onları bekledik ve gayet güzel bir alanda 8 metre suya 30 metre zincir salarak alargada kaldık. Koy çok büyük değil ama tekne yoğunluğu çok fazla. Zaten her yerde böyle artık.

Akşam üstüne doğru artık klasikleşen eğlencemiz başladı. Charter tekneleri geldikçe seyrine  doyulmaz manzaralar eşliğinde ve hayretler içinde nasıl demirlenemez, nasıl kıçtan kara olunamaz dersleri alıyoruz :) :) . Saat 18.00-19.00 oldu hala tekne geliyor. Gece hava artacak olursa var ya düşünemiyorum koyun durumunu.

Allahtan gece sakin geçiyor.Gece geç saatlere kadar sahildeki restaurantta canlı müzik ve yerel dans gösterileri yapılıyor :( :( .Ben tekrar kulaklıklara müracaat ediyorum.

Bugün web sitemizden yazarak bize ulaşan Cüneyt Şen ve eşi ile buluşacağız. Onlarda Mayıs sonunda yola çıkmışlar Türkiye’den ve İyon adalarını dolaşıyorlarmış. Öğleye doğru koya geliyorlar. Koyda tecrübeliyiz ya onlara kıçtan koltuk alarak emniyetle duracakları bir yer gösterip halatların bağlanmasına yardım ediyorum. Akşama kadar keyifli sohbetler yapıyoruz.Akşam üstü hava biraz sertliyor ve koya soluğan girmeye başlıyor. Bizde kıçtan ağaçlara koltuk ve açmaz alıyoruz. Gelen giden teknenin hesabını tutmaktan yoruluyoruz. Gece nispeten sakin geçiyor.

Sabah 9-10 gibi koya veda edip meşhur Lakka limanına dümen tutuyoruz. Yolumuz 5 mil yol boyu adanın evlerini ve plajları seyrederek keyifle yol alıyoruz.

Alttaki fotoda motoryatın üstündeki helikoptere  dikkat lütfen.

Koya geldiğimizde içerisinin tıka basa dolu olduğunu pek de şaşırmadan görüyoruz. Uygun bir yer bulup 3 metre suya demirimizi salıyoruz. Şimdi burası ile ilgili bir fotoğraf görmüştüm ve bu foto da bir kayık pırıl pırıl bir suda sanki havada durur gibi duruyor. Hatta birkaç arkadaşım bu fotoğrafı bilgisayarlarında duvar kağıdı olarak kullanıyorlar. Bizde böyle bir koy bekliyoruz işte. Ama 3 metre kum zeminde yatan çapamızı göremiyoruz bile. Suya dalıp çapanın durumuna bakıyorum inanın daldığım zaman bir metre kala bile demirimi zor görüyorum. Tamam fotodaki gibi olacağını bende pek beklemiyordum ama bu kadar da kötü durumda olmasını beklemiyordum. Bu durumu bir gece evvel esen rüzgarın buraları kötü etkilemesine bağlıyoruz. En azından öyle olmasını istiyoruz.

Aşağıdaki foto da önde görünen tekne arkadaşımız Cüneytin Olive dir.

Tüm koy da acayip bir soluğan var. Tekneler öyle sallanıyor ki içeride oturmak, uyumak mümkün değil. Beşikte olsak bu kadar sallanırız yani. Lunapark gibi :) :) . Akşam üstüne doğru Cüneyt geliyor. Biz burada kalmamalıyız gece uyunmaz diyor. Koyun dip tarafındaki teknelerin sallanmadığını farkediyoruz. Önlerinde küçük bir mendirek var ve bayağı soluğanı kesiyor. Aralarda yer de pek yok gibi ama sığışırız deyip demirleri topluyoruz. Burası gerçekten sallanmıyor. 2,5 metre suya 20 metre zincir atıyoruz. Diğer teknelere çapariz vermemek için de kıç çapalarımızı da atıyoruz ve keyfimiz yerine geliyor. Burada deniz suya girilecek gibi değil ama en azından yerimizde sabit duruyoruz. Denize gireceğimiz zaman bota atlayıp koyun ucunda girer döneriz diyoruz. Öyle de yapıyoruz.

Kıyı çok şirin görünüyor. Akşam alışveriş için küçük köyü dolaşıyoruz. Çok şirin bir yer ve  bolca taverna var. Eğlence gırla gidiyor. Manavdan oldukça güzel sebze ve meyveler alıyoruz. Sabahta ekmek ve kıyma almak için tekrar geliriz diyerek tekneye dönüyoruz. Cüneyt’in eşi Alev müthiş bir ekmek yapmış bize bir tane veriyor. Biz herşeyden vaz geçip akşam yemeğinde sıcak ekmek peynir domates yiyip acayip zevk alıyoruz.

Ertesin gün denizin bulanıklılığı gerçekten biraz azaldı ama hala bulanık. Botla koyun girişine gidip berrak suda yüzüyoruz.Bu akşam kendi üretimimiz olan sebzelerle noodles pişireceğiz. Cüneytler Maş fasulyesi filizini ilk defa yiyecekler. Gerçi ben de çok fazla yediğimi söyleyemem ya. Türkiye’den çıkarken Bim Marketten Maş fasulyesi almıştık. Onları çok kolay bir şekilde filizlendirip sebze olarak kullanıyoruz. Nasıl üretildiğinin tarifini veremeyeceğim , Hazreti Google sorun öğrenin . Çok kolay pratik ve lezzetli bir şey. Tavsiye ediyoruz.

Gece çok sakin geçiyor.

Bugün bu koydan ayrılıyoruz diyerek 08,30 da yola çıktık. Niyetimiz adanın batı tarafındaki mağaraları gezmek ve daha sonra Antipaxoi adasının koylarında denize girip daha evvel kaldığımız Mogonisi koyun da bir gece daha kalmak. Mağaralara geliyoruz çok çok güzeller. Kayalar o kadar güzel ve büyükler ki resmen büyüleniyoruz. Deniz lacivert falan değil resmen mor gibi şahane. Ebru tabi hemen cup suda . Keyifle yüzüyor ben soluğan olduğu için tekneyi bırakıp suya atlıyamıyorum.

 

Büyük bir mağaranın önüne geliyoruz.

Cüneyt demirlemek istiyor. Kaveleta dan zinciri boşaltıyor ırgat arıza yapıyor ve seksen metre zincir bir anda 14 metre derinliğe boşalıyor. Dümeni ebruya devredip hemen suya atlayıp Cüneyt’e yardıma gidiyorum. 80 metre 10 luk zinciri ve ucundaki 21 kilo çapayı kol kuvveti ile denizden çekiyoruz. Tabi ki ikimizde tükeniyoruz. Irgatın sökülmesi gerekiyor. Morallerimiz bozuluyor. Onların pazar günü misafirleri gelecekti zaten yarın Lefkasa gideceklerdi ama belki arızayı yaptırabilirler diye bugünden gitme kararı veriyorlar ve onlarla ayrılıyoruz. :( :( 

Sevgili Cüneyt ve Alev tatlı sohbetiniz, arkadaşlığınız ve paylaşımlarınız için çok çok teşekkür ederiz. Sizleri tanımak çok güzeldi İzmir’de çok iyi iki arkadaşımız daha olduğu için çok mutluyuz. Sizlere iyi seyirler ve kolaylıklar diliyoruz.

Onları yolculadıktan sonra biz koylarda bol bol yüzme molası vererek tekrar Lakka’daki sakin yerimize dönme kararı veriyoruz. Saat beş gibi koya giriyoruz su çok berraklaşmış sabah çıktığımız yere demirimizi tekrar salıyoruz.

Yarın niyetimiz ana karada olan Sivoto Mourtos gitmek.

Görüşmek üzere….

05.08.2016

 

Parga - Paxoi

Sivoto Mourtos