Blog
Sal adası - Mindelo rotası / 18.12.2016
Sal adasından akşam üstü 18.00 gibi 120 mil mesafedeki Mindelo şehrine gitmek için iki tekne yola çıktık.


Hava oldukça sert . Hava durumu siteleri yol boyunca rüzgarı 25-30 knotlarda , dalga boyunu ise 3-3,5 metre olarak veriyor. Bakalım siteler doğrumu söylüyormuş göreceğiz.
Limandan çıkar çıkmaz Ana yelkeni yarın olarak açıyoruz. Yanına da aynı şekilde cenovayı basıyoruz. Üstümüzde tulumlarımız, montlarımız, can yeleklerimiz ve emniyet kemerlerimiz sert havaya hazırlanıyoruz.
Adanın kuytusundan çıkar çıkmaz dalgalar çoluk çocuk tüm aile üzerimize çullanmaya başladılar.Rüzgar tekneye sancak kontradan bastırıyor. Hızımız bu küçük yelkenlere rağmen 7,5-8 knotlarda . Bir müddet gittikten sonra cenovayı birkaç tur daha açıyorum. Süratimiz oldukça iyi . Rüzgar tekneye 100- 120 derece aralığında gidip geliyor. Geniş apaz seyri yapıyoruz. Teknenin davranışları bu kaba dalgaya rağmen çok stabil. Koza’mızı bir kere daha seviyoruz. Arada bir çok büyük dalgalar geliyor. Onların önünde saygıyla eğiliyoruz. Saygıda kusur etmememiz lazım yakar bizi valla 
Bu gece ikimizin de uyumaya pek niyetimiz yok , zira deniz çok ürkütücü. Gecenin ilerleyen saatlerinde dalgalar o kadar büyüdü ki tekne dalgaların üstünden kayarken sürekli 10-11-12 knot süratleri görüyoruz. Bu beni çok korkutuyor. Artık yelken küçültmemiz lazım diyerek Cenova yelkenimizi komple sarıyoruz. Tekne şu anda yarım ana yelken ile kalıyor. Hızımız bu şekilde bile 7-8 knot aralığında gidip geliyor. Çok yorulmuş durumdayız ben havuzlukta yarım saat kestiriyorum. Ebru da aynı şekilde . Tüm gece ki uykumuz bu .
Hava aydınlanıyor Mindelo şehrine 30 mil mesafemiz kalmış durumda. Denizler sığlaştıkça (sığ dediğim 1000 metre falan
) dalgaların boyları iyice artmaya başladı. Bu dalgalar okyanus dalgası gibi geniş geniş değil .Aynı bizim oraların dalgaları gibi işte. Günlerdir okyanustayız ama henüz o geniş geniş sakin okyanus dalgalarını görmüş değiliz.Tüm çevremiz köpük köpük kuzucuk dolu. Gerçi bunlara kuzucuk demek hakaret olur tosuncuk diyelim 
Gireceğimiz limana yaklaşırken 5 mil kala dalgalar daha sık kırılmaya başladı. Derinliklerin iyice sığlaşması (100-150 metre) ile birlikte taaaaa yukarılardan kopup gelen dalgalar bir anda bu adalar ile karşılaşıyor ve acayip karışık denizler yapıyor.
Limana 2-3 mil kala bir dalga teknenin tam ambar kapağının üstünde kırıldı. Tekne rotadan çıktı oto pilotumuz ilk defa tekneyi tekrar rotaya sokamayıp devre dışı kaldı. Zaten bu tip hareketler beklediğimiz için hemen motoru çalıştırıp tekrar rotaya girdik. Küçük bir burnu döndükten sonra nispeten sakin suya girdik. Burada da sert rüzgar denizlerden hortum gibi havalara su kaldırıyor.
Rüzgar üstü yapıp yelkenimizi kapatıp marinaya doğru yol verdik. Şu anda marinaya bağlıyız. Çok sert rüzgar var. Halatlar kasım kasım kasılıyor. Sanki seyirde gibiyiz. Pontona baştan kara yaptık ama tekneye inip binmek oldukça zor oluyor.
Marinaya giriş işlerimizi yaptık. Bizim tekne için günlük 35 euro artı vergi fiyat var. Su için ilave para ödeniyor ve elektirik bedava.
Biz SAL adasında ülke girişi yapmıştık. Polis ofisi bir saat içinde kapanacakmış acele ile o tarafa koşturduk. İyiki de gitmişiz yılbaşı yemeği tatiline giriyorlarmış. Üç gün süre ile hiçbir işlem yapılmayacakmış. Bu sebeple hem ada girişimizi hem de ülke çıkışımızı üç gün evvelden yapmış oldular.Sal adasından girerken ülke girişi için 5 euro burada da hem ada girişi hem de çıkışı için 15 euro ödedik.
Çok dikkat edilmesi gereken bir şey var. Bu ülkeden nereye gideceğinizi soruyorlar . Biz bunu Martinik olarak bildirdik. Şimdiye kadar bu bizim için bu hiç önemli olmayan birşeydi . Ama Martinik buradan çıkışta aldığımız bu evrağı ibraz etmezsek çok zorluk çıkartırmış. Hatta ülkeye giriş izni bile vermeyebilirmiş. Bizde anında çok önemli evraklar sınıfına koyduk bu belgeyi. O da kendini bir şey sandı haspam 
İşlerin bitimi sonrası sefil bir şekilde tekneye geldim. Uykusuzluk ve yorgunluktan bitik bir durumdayız sanırım iki gün hiç uyanmadan uyuruz. 

