Blog
Guadaloupe Adası / 08.02.2017
Dominik adasından istemeye istemeye yola çıktık. İnanın aklımız burada kaldı. EÄŸer misafirlerimiz gelmeyecek olsa kesinlikle yerimizden kıpırdamazdık. Dominik ile Guadaloupe adası arası 45-50 mil kadar . Hava tahmin siteleri yumuÅŸak bir hava tahmini veriyorlardı. Öyle de oldu. Ortalama 14 knot rüzgarla gayet keyifli bir seyirle daha evvel üç günlük rezervasyon yaptırttığımız Guadaloupe adasının Pointe A Pitre bölgesindeki Bas Du Fort marinasına giriÅŸ yaptık.

Aslında gayet güvenli demir yerleri var ama biz konuklarımızı bekleyeceÄŸimiz için marinayı tercih ettik. Hemen ofise giderek giriÅŸ iÅŸlemlerimizi rahatlıkla aynen Martinikte olduÄŸu gibi yapıyoruz. Tek fark bu marinada giriÅŸ iÅŸlemi için herhangi bir bedel alınmıyor .Bu marina Martinik’deki marinaya göre biraz daha pahalı bizim tekne için günlük 33 euro ödüyoruz. Su ve elektrik fiyata dahil. Bu adalar da Fransa toprağı .
Dört yetiÅŸkin bir çocuk beÅŸ kiÅŸi gelecek ( Ebrunun kızkardeÅŸi ve eÅŸi onların küçük Toprağı ve iki arkadaşımız).
Onlarla ilk gün ada gezisi planladık sonraki günlerde de çok yakındaki (18 mil) Des Saintes adalar grubunda vakit geçirmeyi planlıyoruz.
Misafirlerimiz 20 ocak ta gelip 25 ocakta dönecekler. Onlar gelene kadar biz ufak tefek iÅŸlerimizle uÄŸraşıyoruz. AlışveriÅŸ yapıp eksiklerimizi tamamlıyoruz. Araç kiralamak istiyoruz ama nafile konuÅŸtuÄŸumuz tüm araba kiralama ÅŸirketlerinde hiç araç yok. Bizde taksi tutarız diyerek aramaktan vaz geçiyoruz.
Beklenen an geliyor ve Ebru kardeÅŸi ve YeÄŸeni ile buluÅŸuyor.

Birbirlerini çok özlemiÅŸler.Bolca hasret gideriliyor. Ertesi sabah taksi maceramız baÅŸlıyor. İnanırmısınız tutacak taksi bile bulmakta zorlanıyoruz. Bu adanın ünlü bir ÅŸelalesi varmış oraya gitmek istiyoruz. Benim bacanak Hakan bir taksi bulup konuÅŸuyor ve anlaşıyor. Adam iki parti halinde bizi ÅŸelaleye götürmeyi kabul ediyor ve ilk gurup doluÅŸuyor taksiye. Biz ikinci gurubu gelir daha sonra alıyor. Adamın ÅŸelale diye bizi getirdiÄŸi yer bir kale çıkıyor .


neyse uzun konuÅŸmalar falan baÅŸka bir taksici ile üç gün sonra bizi ÅŸelaleye götürmesi için anlaşıyoruz Aynı bayan taksiciden bizi ÅŸehir merkezine götürmesini istiyoruz. İlk taksici klasik İstanbulun üç kâğıtçı taksicisi. Para uÄŸruna ÅŸelale yerine Kaleye götürdü it bizi.
Neyse keyfimizi bozmayıp ÅŸehirmerkezinin ilginç sokaklarını turlamaya baÅŸlıyoruz. Resimler aÅŸağıda sizce de gerçekten ilginç deÄŸilmi ?


SaÄŸdan soldan sokak çalgıcılarının ritmik reggae müzik tınıları kulaklarımızı ÅŸenlendiriyor. Bizde keyifle aralarına katılıp kulaklarımızın pasını atıyoruz. Ama bu arada da esrar kokusuda ve dumanı ile bunalıp bir an önce temiz havaya atıyoruz kendimizi.
AkÅŸam üstü yine iki taksiye binerek marinaya teknemize dönüyoruz. AkÅŸam yemeÄŸinde Hotdog var. Uzun zamandır yemediÄŸim bir yiyecek olduÄŸundan fazlamı kaçırdım nedir. Yemekten sonra karnım patlayacak kadar ÅŸiÅŸiyor. Çok kaçırdım yemeÄŸi sanırım.
Ertesi sabah ver elini Des Saintes adalar gurubu. Çok çok sakin bir yolculuk sonrası Ana limanın önüne geliyoruz ve bingooooo . Demir atmak yasak ve boÅŸ tonoz yok. Hadi baÅŸlıyoruz koy koy dolanmaya . En sonunda küçük adaların birinin nefis koyunda bir tekne çıkacakmışcasına hareketler yapmaya baÅŸlıyor. Yanına gidip soruyoruz . Bir saat içinde tonozdan ayrılacağını söyleyince bende teknedekileri denize sallayıp

motor çalışır vaziyette tonozun yakınlarında eylenmeye baÅŸlıyorum. Neyse vatandaÅŸ dediÄŸi gibi ayrılınca bizde tonozumuza baÄŸlanıp rahatlıyoruz. BulunduÄŸumuz yer çok güzel tonozumuz çok saÄŸlam ve bakımlı. Zaten bir saat geçmeden görevli gelip günlük 13 euro tonoz parasını tahsil ediyor.Ekip denizde ve mutlu. Kumsaldan kahkahalar bize kadar ulaşıyor. AkÅŸam yarın için adada keÅŸif planları yapılıyor. Ufaklık küçük adanın balta girmemiÅŸ ormanlarında Karayip Korsanlarını bulmaya çalışacak.



Tonozumuzdan ayrılmadan iki gece kalıyoruz. Adalar gurubunun merkezini bir akÅŸam ziyarete gidiyoruz ama hayal kırıklığına uÄŸrayıp geri dönüyoruz. Zira birkaç dükkan hariç tüm dükkanlar kapalı. Tavuk gibi erkenden yatmaya mı gitmiÅŸ bunlar yaaaaaaa. ArkadaÅŸ sen tam yüksek sezondasın turist var yada yok bu kadar erken dükkan kapatılıp eve mi gidilir . Hayret edilecek bir ÅŸey.
İkinci gecenin sabahında nefis bir kahvaltı sonrası tekrar Guadaloupe ye dönmek için hemen yola çıkıyoruz. Zira saat 15.00 da taksici bizi ÅŸelaleye götürmek için gelecek. Yolda fotoda gördüÄŸünüz

Kuzuyu tutuyoruz . Ben bu balığın Wahoo olduÄŸunu düÅŸünüyorum ama tereddütteyim . Marinaya varınca zaten piÅŸiremeyeceÄŸimiz için yan tekneye hediye ediyoruz ama sonradan öÄŸreniyoruz ki balık Barracuda imiÅŸ . Bu balık mercanlarla beslenen küçük balıkları yediÄŸi için vücudunda zehir birikiyormuÅŸ. İnsanlarda balığı yediklerinde zehirleniyorlarmış. Balığı hediye ettiÄŸimiz tekne sabah biz kalktığımızda yoktu , sanırım yola çıkmışlardır. Yoksa onlara da öÄŸrendiÄŸimiz ÅŸeyleri söylerdik.
Yeni taksicimiz söz verdiÄŸi gibi tam saatinde geliyor. YaÄŸmurlu bir havada 30 km ötedeki ÅŸelale için yola çıkıyoruz. Åželale anlatıldığı kadar güzelmiÅŸ. Herkes hazırlıklı gelmiÅŸ ben hariç. Millet keyifle ÅŸelalenin buz gibi suyunda yüzüyor. YaÄŸmurun yaÄŸması da ortama ayrı bir güzellik katıyor.

Ertesi sabah 06.00 da üzülerek konuklarımızı yolculuyoruz. Buradan sonra artık birilerinin bizi ziyaret etmesi iyice zorlaÅŸacak.
Konukları yolladıktan sonra biz tekne temizliÄŸi ve çamaşır iÅŸine dalıyoruz. Sabahleyin bizi Des Saintte bekleyen Mi Vida teknesinin yanına gitmek için yola çıkıyoruz. Onlarla birlikte iki gün daha tonozda kalıp yorgunluk atıyoruz.Üçüncü günün sabahı Pigeon Island denilen bölgeye gitmek için tonoz halatını çözdüÄŸümüzde saatimiz 09.00 u gösteriyordu. Kısa ve keyifli bir yolculuk sonrası Pigeon Island bölgesine ulaşıyoruz. GeniÅŸ koyda 6 metre suya demirliyoruz.



Tam karşımızda Pigeon Island denilin küçük bir ada var. Burası Jacques Cousteau zamanında Naturel Reserve olarak ilan edilmiÅŸ korunan bir bölge. Su altının çok güzel olduÄŸu söyleniyor. Yarın botumuz ile gidip biraz ÅŸnorkel yapmayı planlıyoruz.
Sabah bota atlayıp gidiyoruz ve gerçekten inanılmaz güzellikte çok çeÅŸitli bir yaÅŸam var her yerde. Her taraf çeÅŸit çeÅŸit renk renk balıklar ve mercanlarla dolu. İnsan hangisine bakacağını ÅŸaşırıyor. Korundukları içinde insanlara alışmışlar hiç kaçmıyorlar.En az bir saat keyifle gezerek izleyip doyamıyoruz. ÖÄŸleden sonra tekrar gelip gopro ile film çekeriz diyerek istemeye istemeye tekneye dönüyoruz. ÖÄŸleden sonra tekrar makineyi alıp keyifle kaydediyoruz tüm canlıları.
İki gece kaldığımız Pigeon Island bölgesinden sabah Deshaıes Koyuna gitmek için ayrılıyoruz. Burada bir gece kalmayı planlıyoruz. Guadaloupe çıkışımızı yapıp Antigua adasına geçeceÄŸiz. Burası ÅŸirin bir balıkçı köyü . Sahilde çok güzel restaurantlar var. AkÅŸam yemeÄŸi için birine rezervasyon yaptırıyoruz. Botla sahile çıkıp ÅŸirin köyün sokaklarında keyifle dolaşıyoruz.



Buraların Istakozu meÅŸhurmuÅŸ. Bizde akÅŸam yemeÄŸinde deniyoruz pek memnun kalıyoruz. Oldukça iyi piÅŸirilmiÅŸ lezzetli bir deniz mahsülü. Gece boyu tatlı tatlı yaÄŸmur yağıyor. Sabah erkenden 45 mil mesafedeki Antigua adası için marÅŸa basıyoruz.
Hoşcakalın
